YÖK, üniversite eğitiminde kapsamlı bir reform için çalışmalarını hızlandırdı. Erol Özvar, mevcut sistemin sadece teorik bilgiye dayalı olmasının artık yeterli olmadığını vurguladı ve öğrencilerin eğitim sürecine daha erken aşamada uygulamalı deneyimle dahil olacağı yeni bir modelin hayata geçirileceğini açıkladı.
AYRINTILARI PAYLAŞTI
Erzurum’daki Üniversitelerarası Kurul toplantısında konuşan Özvar, 3+1, 2+2, 7+1 ve 6+2 gibi modellerin yaygınlaştırılmasını istediklerini söyledi. Bu sistemlerde öğrencilerin bir ya da iki dönemi doğrudan iş yerlerinde geçirmesi öngörülüyor. Böylece kısa süreli ve sembolik stajların yerini, üretim süreçlerine aktif katılım alacak.
Özvar’a göre mesele yalnızca eğitim değil; aynı zamanda istihdam. YÖK, üniversite kontenjanlarını belirlerken artık akademik kapasitenin yanı sıra iş gücü piyasasının ihtiyaçlarını da dikkate alıyor. Hedef, mezun sayısını artırmak değil, mezunların iş bulma ihtimalini yükseltmek.
İŞ TEMELLİ YAKLAŞIM
Yeni modelin merkezinde “iş yeri temelli eğitim” yaklaşımı yer alıyor. Özvar, uzun süreli uygulamalı eğitim alan öğrencilerin istihdam oranlarının daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, üniversitelerin bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini vurguladı. Öte yandan YÖK, yapay zeka, veri bilimi ve siber güvenlik gibi alanlarda açılan programların sürdürülebilirliği için akademik kadro planlamasını da yeniden düzenliyor. Doktora eğitimine girişte merkezi sınav sisteminin getirilmesi planlanırken, bu adımın daha nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesini hedeflediği ifade ediliyor.
Son açıklanan uluslararası sıralamalara da değinen Özvar, Türkiye’den 11 üniversitenin farklı alanlarda ilk 500’e girmesini “önemli bir eşik” olarak nitelendirdi. Ancak bu tür listelerin tek başına hedef olmadığını, asıl odaklarının sürdürülebilir akademik üretim olduğunu söyledi.




