Dünya Kupası'na başlar başlamaz Paraguay ve Avustralya karşısında alınan üst üste yenilgiler ve sahada yaşanan taktiksel facia, A Milli Takım’da radikal bir devrimin kapısını açtı. Eleştirilerin odak noktasındaki kaptan Hakan Çalhanoğlu’nun ABD maçında kulübeye çekilmesi, sadece bir isim değişikliği değil, Türkiye ve Vincenzo Montella için yepyeni bir dönemin miladı oldu.

TOPU TUTAN AMA BOŞA TUTAN

Sahadaki "Hakan merkezli" durağan yapı, ay-yıldızlıları sahte bir baskı ve verimsiz bir topa sahip olma oyununa mahkum ediyordu. İlk iki maçta topu ayağında tutan ancak üretkenlikten uzak kalan milli takım, 62 şut çekmesine rağmen kalesinde gördüğü gollerle turnuvaya erken veda etti.

SAHTE BASKI ALGISI YIKILDI

Hakan'ın ağır kalan temposu, set oyununda tıkanmaya ve hücumun ceza sahası dışında erimesine neden oluyordu.
Montella, ABD karşısında Hakan’ı kenara alıp 4-2-3-1’den 3-4-2-1 sistemine dönerek adeta kumar oynadı ve kazandı. Kaptan olmadan sahaya yayılan milliler, "sahte baskı" algısını tamamen yıktı. Topu rakibe bırakarak daha direkt, hızlı ve dikey oynayan Türkiye; çok daha az pasla, çok daha net pozisyonlar üreterek pragmatik bir oyun kimliği kazandı.

9 ŞUTTA 3.21 GOL BEKLENTİSİ

Hakan’sız yeni sistem, Türkiye'yi turnuvanın en "bitirici" ve "efektif" takımlarından birine dönüştürdü. ABD karşısında çekilen sadece 9 şuttan 3.21 gibi muazzam bir gol beklentisi (xG) ve 3 gol çıktı. Paraguay ve Avustralya'yı rahat geçen ABD'nin havasını 3-2'lik skorla söndüren bu yeni çehre, millilerin gelecekte nasıl bir karakter sergilemesi gerektiğinin de kanıtı oldu.

HAKAN ÇALHANOĞLU'NA TEŞEKKÜR

Bu keskin viraj, İtalyan teknik adam Vincenzo Montella’nın elini fazlasıyla güçlendirdi. ABD karşısında alınan galibiyet ve sergilenen iştahlı oyun, Hakan Çalhanoğlu’nun milli takımdaki dokunulmazlığını resmen bitirdi. Montella'nın bundan sonraki süreçte tecrübeli oyuncuya hizmetleri için teşekkür ederek, bu dinamik ve direkt yeni sistemle yola devam etmesi bekleniyor.

Muhabir: Elif Aksu