1 Nisan Dünya Parkinson Günü kapsamında hastalığa dikkat çekilirken, Parkinson’un dünya çapında 10 milyondan fazla kişiyi etkileyen ve Alzheimer’dan sonra en yaygın ikinci nörodejeneratif hastalık olduğu vurgulanıyor. Türkiye’de ise toplam hasta sayısının 150 ila 200 bin arasında olduğu, her yıl yaklaşık 10 bin yeni hastaya tanı konulduğu ifade ediliyor.

Yaşla birlikte görülme sıklığı artan Parkinson hastalığı, erken belirtilerin fark edilmemesi durumunda yıllarca sessiz ilerleyebiliyor.

BELİRTİLER YILLAR ÖNCESİNDEN BAŞLIYOR

Parkinson hastalığında hareket belirtileri ortaya çıkmadan önce bazı erken sinyaller görülebiliyor. Uyku bozuklukları, koku kaybı ve kabızlık bu sürecin en dikkat çekici bulguları arasında yer alıyor.

Nöroloji Hekimi Uzm. Dr. Nurgül Gürgen, Parkinson’un yalnızca hareket sistemiyle sınırlı olmadığını belirterek “Hastalığın erken evrelerinde hastaların önemli bir kısmında uyku bozuklukları görülür. Özellikle REM uyku davranış bozukluğu, Parkinson’un en erken habercilerinden biri olabilir” dedi.

Erkeklerde kadınlara göre yaklaşık 1,5 kat daha fazla görülen hastalıkta bu erken belirtilerin gözden kaçması tanı sürecini geciktirebiliyor.

DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR TANIYI GECİKTİRİYOR

Parkinson hastalığıyla ilgili yanlış inanışlar, hastaların hekime başvurusunu geciktirebiliyor. Hastalığın sadece titreme ile sınırlı olduğu düşünülse de hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge kaybı da önemli belirtiler arasında yer alıyor. Ayrıca yalnızca ileri yaş hastalığı olarak görülmesi de yanıltıcı olabiliyor çünkü genç yaşta başlayan vakalar da bulunuyor.

Uzm. Dr. Gürgen, “Belirtiler ortaya çıkmadan yıllar önce hastalık başlamış olabilir” diyerek erken dönemin önemine dikkat çekiyor. Tedavisi olmadığı düşüncesinin de yanlış olduğunu belirten Uzm. Dr. Gürgen, doğru tedavi ve düzenli egzersizle hastalığın kontrol altına alınabileceğini vurguluyor.

HAREKET HASTALIĞIN EN GÜÇLÜ DESTEKLERİNDEN BİRİ

Parkinson hastalarında fiziksel aktivite, tedavinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediliyor. Düzenli egzersiz hem motor belirtileri hem de genel sağlık üzerinde olumlu etkiler sağlıyor.

“Egzersiz Parkinson hastalarında yalnızca kasları değil, beyin fonksiyonlarını da destekler” diyen Uzm. Dr. Gürgen, düzenli hareketin hastalığın ilerleme hızını yavaşlatabileceğine dikkat çekiyor.

PARKİNSON HASTALARI İÇİN 5 ÖNEMLİ EGZERSİZ ÖNERİSİ

Uzm. Dr. Nurgül Gürgen, Parkinson hastalarının günlük yaşamlarına ekleyebileceği temel egzersizleri şöyle sıralıyor:

Düzenli yürüyüş

Günlük tempolu yürüyüşler hareket kabiliyetinin korunmasına yardımcı olur.

Denge çalışmaları

Düşme riskini azaltır ve güvenli hareket etmeyi destekler.

Esneme egzersizleri

Kas sertliğini azaltarak hareket açıklığını artırır.

Ritimli aktiviteler

Dans veya müzik eşliğinde yapılan hareketler koordinasyonu geliştirir.

Kas güçlendirme çalışmaları

Kas kaybını önleyerek günlük aktivitelerin daha rahat yapılmasını sağlar.

ERKEN TANI HAYAT KALİTESİNİ KORUYOR

Parkinson hastalığında erken tanı, hastalığın kontrol altına alınmasında kritik rol oynuyor. Belirtilerin erken fark edilmesi, tedavi sürecinin daha etkin yönetilmesini sağlıyor. “Parkinson yavaş ilerleyen ancak yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen bir hastalıktır” diyen Uzm. Dr. Gürgen, özellikle uyku bozuklukları, hareketlerde yavaşlama ve denge sorunlarının dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.

Çakmak Erdem Hastanesi’nden Nöroloji Hekimi Uzm. Dr. Nurgül Gürgen, Parkinson hastalığında farkındalığın önemine dikkat çekerek “Parkinson sadece titreme ile sınırlı değildir. Erken belirtileri tanımak, düzenli egzersizi hayatın bir parçası haline getirmek ve uzman kontrolünü ihmal etmemek hastalığın seyrini doğrudan etkiler” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ