Osimhen, Lemina, Sane gibi dünya yıldızlarının kulübede oturduğu ilk yarıda Galatasaray, Kasımpaşa karşısında adeta sahayı parselledi.
Özellikle Deniz ve Leao’nun girdiği o net pozisyonlarda kalecinin üzerine vurmak yerine üst ağlara doğru nişan alsalar, ilk 20 dakikada tabelada 2-0 yazıyordu. Olması gerekenler bir bir kaçtı ama 45. dakikada Batrakov’un o mühendislik harikası ortasına Abdülkerim’in kafası noktayı koydu: 1-0.
Ancak ikinci yarıda işler karıştı. 10 kişi kalan Galatasaray, skoru koruma içgüdüsüyle hemen değişikliklere gitti. Kornerden uzaklaştırılan topun dönüşünde Kasımpaşa beraberliği yakaladı. Bu gol, sarı-kırmızılıların o ana kadar kurduğu üstünlüğün erimesi anlamına geliyordu. Teknik ekip skora razı olmadığını Osimhen’i oyuna alarak gösterdi; adeta bütün tuşlara bastılar.
Ama bu teknik kadro Sara’ya 87 dakika nasıl dayandı, Batrakov’u çıkarmak yerine bu kadar vurdumduymaz bir oyuncuya nasıl tahammül etti, anlamak mümkün değil. Torreira’nın gördüğü kırmızı kart ise doğruydu; zaten bariz gol şansı çok açıktı. Hakem Halil Umut Meler oyunun genelinde iyiydi ama o kırmızıyı kendisi vermeliydi. Portekizli VAR hakeminin uyarısıyla doğru karar geldi. Galatasaray kenar yönetiminin o karttan sonraki 2 değişikliği ise pek manalı değildi.
Son çeyrekte artık hazır olmasa da Osimhen’e ve Sane’ye sarıldı Okan Buruk. Sezona çok kötü başlayan Barış, dün sağ bekte 90 dakika verdiği mücadeleyi golle de süsleyip adeta kendine geldi. Lemina’nın golü tabelayı belirlerken, bu takımın Osimhen’in yokluğunda Deniz ile bu lig maratonunda yürümesinin çok zor olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
Osimhen oyuna girdi, aslında galibiyet golünü o atabilirdi ama gecenin yıldızı Yunan kaleci yine kurtardı. Hayat öpücüğünü ise Barış Alper verdi. Jakobs soldan kesti, 4 Kasımpaşalı futbolcu topu çıkaramadı ve Barış Alper çok iyi köşeye vurarak şampiyonluk yarışında Galatasaray’ın soğuk bir duş yaşamasını engelledi. Lemina'da galibiyeti perçinleyen golü attı.
Özetle: Yıldızlar kulübede başladı ama galibiyet, sahada savaşanların oldu.