Mehmet Eyüp Yardımcı
Tüm Makaleleri
Kahkahanın küfrü, mizahın haysiyeti
Kemal Sunal’ın “eşekoğlueşek” deyişinden bugünün stand-up sahnelerine… Türk insanı neye gülüyor, neden gülüyor? Komik olmak için mutlaka birine hakaret etmek, kutsalına dokunmak ya da küfür etmek mi g...
Galata'nın sessiz tanığı: Sen Piyer
Karaköy'de bazı sokaklar vardır, insan yürürken farkına varmadan tarihin içinden geçer. Bir köşede eski bir han... Biraz ileride Galata Kulesi... Başka bir sokakta sinagog... Bir başka köş...
Kasımpaşa’nın Uşşâkî Tılsımı
Haliç’in kıyısında çekiç sesleriyle zikir seslerinin birbirine karıştığı eski bir İstanbul hikâyesi…
TOPHANE’NİN SESSİZ PÎRİ
İsmâil Rûmî ve Kādirîhâne
HÂMUŞÂN’DA SUSANLAR, HÜSN Ü AŞK’TA KONUŞANLAR
İstanbul'un bazı sokakları vardır; insan yürürken yalnızca bir yerden başka bir yere gitmez.
Bizim 'Süpermen'imiz de böyle olur!
Türk sineması 1979 yılına geldiğinde, erotik film furyasının tozunu biraz olsun üzerinden silkeleyip etrafına bakmaya başlamıştı. Fakat belli ki aradığı kahramanı çok uzakta bulmak istemiyordu. Çare y...
Alay Köşkü: Padişahın seyre daldığı, İstanbul’un kendini gösterdiği yer
İstanbul’un bazı yapıları vardır; kapısından içeri girmeden de bir hikâyenin eşiğinde durduğunuzu hissedersiniz. Taşları konuşur, pencereleri geçmişe açılır ve suskunluğu bile bir devrin sesini taşır.
Uzaya Fransız kalmak
Gökyüzüne bakıp yıldızları sayan bir milletin, uzaya çıkınca neden hâlâ Turist Ömer’e takılı kaldığının hikâyesi…
Kadırga’da denizin sesi kesilince
İstanbul’un tarifsiz, bir tarih, bir koku, bir insan kalabalığı, aklınıza bir eski zaman sesi getiren semtidir Kadırga.
Üsküdar Vapuru: İstanbul’un denizinde kalan bir acı
Deniz her zaman sonsuz bereketi ile karşımıza çıkmıyor. Son zamanlarda gelen haberler yüreğimizi yakıp geçerken, aynı zamanda bizleri geçmiş zamanlara götürüyor.
İstanbul'un masalarında edebiyat
İstanbul’u sokaklardan, camilerden, saraylardan, vapurlardan ve Boğaz’ından tanıma yoluna gitmek açıkcası eksik bir İstanbul bilgisi olur.
İstanbul’un dumanı: Nargile, sohbet ve adab-ı muşerret
İstanbul’un bazı kokuları vardır; insana bir şehri değil, bir zamanı hatırlatır. Yağmur sonrası taş kaldırım, Boğaz’ın tuzlu rüzgârı, eski bir sahafın kitap kokusu, kömür ateşinde pişen kestane… Bir d...