Mehmet Eyüp Yardımcı

Mehmet Eyüp Yardımcı

Tüm Makaleleri

Fatih’in mührü: Bir şehrin kalbine vurulan cami

İstanbul’un yedi tepesinden birinde yürürken, rüzgârın taşıdığı seslere dikkat kesilin. Bu sadece bir şehrin uğultusu değildir; bu, bir çağın kapanıp bir çağın açıldığı o büyük sabahın yankısıdır. O y...

Bir şehrin ikinci doğumu: Fatih’in İstanbul’u yeniden kurduğu günler

29 Mayıs 1453 sabahı, sadece bir şehir düşmedi. Bir şehir yeniden doğdu. Ve o sabah, henüz yirmi bir yaşında bir hükümdar, Fatih Sultan Mehmed, atını yıkık surların içinden sürerken, aslında taş...

Süleymaniye’nin gölgesinde: Taşın hafızası, duanın sesi ve Şeyh Vefa’nın sırrı

İstanbul’un bazı semtleri vardır; yürürken sadece kaldırım taşlarına değil, zamanın kendisine basarsınız. Süleymaniye işte böyle bir semttir. Burada rüzgâr bile eski eser gibi eser. Her esintide bir d...

Taşın hafızası, rüzgârın kanadı: Galata’nın zamana yazdığı hikâye

İstanbul’un bazı semtleri vardır; yalnızca mekân değildirler. Bir hatıradır, bir tanıklıktır, bir sır saklayıcısıdır. İşte Galata böyle bir yerdir. Taşları konuşur, sokakları hatırlar, rüzgârı geçmişt...

Kubbenin altındaki sırlar: Ayasofya’nın bitmeyen hikâyesi

İstanbul’un kalbinde bir yapı vardır ki, taşları konuşur, kubbesi susarak anlatır. Kapısından içeri adım attığınızda yalnızca bir mabede değil; zamana, iktidara, inanca ve insanın sonsuzluk arayışına...

Üsküdar: Şehrin vicdanı, zamanın eşiği

“İstanbul’un doğuya açılan kapısı değil yalnızca Üsküdar; şehir buraya bakarak kendini tartar. Evliya Çelebi’nin menzili, Ahmet Yüksel Özemre’nin ahlâk pusulası olan bu semt, bugün bize sessizce bir...

Üsküdar: Zamanın kıyısında bir İstanbul

İstanbul’un hangi yakası daha “İstanbul”dur sorusu, biraz da nereden baktığınıza bağlıdır. Ama Üsküdar’a bakarken gözünüz yalnızca bir semte değil, zamana takılır. Çünkü Üsküdar, İstanbul’da zamanın e...

İstanbul’un unutulmuş meydanı: Forum Bovis – Bir Şehrin Hafızasında Kaybolan Boğa

İstanbul ve Boğa heykeli denilince insanların aklına gelen tek yer Kadıköy Altıyol’daki bronz heykeldir. 1864 yılında Fransız heykeltraş Isidore Jules Bonheur tarafından yapılmıştır.

Veba sütunu ve İstanbul’un kayıp tılsımı: Evliya Çelebi’nin gölgesinde bir şehir hafızası yazısı

İstanbul’un taşları konuşur derler; kimi zaman fısıldar, kimi zaman haykırır. Fakat bazı taşlar vardır ki, artık suskundur. Adları kaynaklarda geçer, hikâyeleri kulaktan kulağa dolaşır, kendileri ise...

İstanbul’un yedinci tılsımı: Horozlu Sütun ve Horoz Baba: İstanbul’un uyanma vakti

İstanbul’da bazı taşlar vardır; üstünde kuş durur ama vakit taşır. Bazı sesler vardır; kaynağı insandır ama şehre aittir. Horozlu Sütun ile Horoz Baba, işte bu iki hâlin aynı hakikatte birleşmiş adı...

Ayasofya’daki dört meleğin gölgesinde: Unutulan bir tılsım

Ayasofya’ya her giren başını kubbeye kaldırır. Işığa, yüksekliğe, ihtişama bakar. Oysa Evliya Çelebi’ye kulak verecek olursak, Ayasofya’da asıl bakılması gereken yer bazen yukarıda değil, sütunların s...

İstanbul’un dördüncü tılsımı: Altımermer

Taşın Hatırladığı, Şehrin Unuttuğu İstanbul’un tarihi, yalnızca fetihlerle, imarlarla ve yıkımlarla okunamaz. Bu şehir, aynı zamanda korkularla, dualarla ve tılsımlarla ayakta kalmıştır. Evliya Çel...

Daha fazla göster
Üst