17. yüzyıla dair muhteşem bir panorama sunan Evliya Çelebi‘nin Seyahatname‘sini hemen hemen herkes duymuştur ama kaç kişi okumuştur bilinmez.

Eser çokca gerçekle, miti birbirine fazlaca karıştırması sebebiyle eleştirilir. Ne kadar eleştirilirse eleştirilsin sonuçtaa eser yazılı geleneğimizin en önemli metinlerinden bir tanesi olduğu gerçeğidir. Hayat içinde çokça keşke kelimesini kullanmak tarafında değilim ama “keşke” dediğim tek şey Evliya Çelebi’nin bir fotoğraf makinesi olsa imiş konusudur. Düşünsenize yazdıklarının delili olan görseller tam karşınızda duruyor.

Peki kimdir Evliya Çelebi?

Derviş Mehmed Zıllî ya da bilinen adı ile Evliya Çelebi, 25 Mart 1611 tarihinde İstanbul Unkapanı’nda dünyaya gelir. Asli Kütahya’lıdır. Zamanının en iyi eğitimini almış kişidir. Kendi anlatımıyla; “Rüyasında İstanbul'da Yemiş İskelesi civarında Ahi Çelebi Camii'ndedir. Orada muazzam bir cemaat vardır. Dikkat eder, İslam peygamberi Hz. Muhammed (S.A.V.)’i baş tarafta görür. Dört sadık halifesi ve diğer ashabı da hep oradadır. Muhammed'in yanına gidip ondan şefaat dilemek arzusundadır. Ama bir türlü cesaret edip de gidemez. En sonunda bir cesaretle gidip "Şefaat ya Resulullah" diyeceğine, "Seyahat ya Resulullah" der. Böylece, 70 yaşına kadar sürecek ve çeşitli tehlike, sıkıntı ve hadiseler geçirmesine rağmen vazgeçmeyeceği seyahati başlar.”…

Ekran Resmi 2026 01 15 13.08.57-1

17. Yüzyıla Ait At Üzerinde Seyahat Eden Evliya Çelebi Çizimi..

İstanbul Mega kenttir ama bu kentin Evliya’nın satırlarından dökülen bir de tılsımları vardır.

İstanbul tam 17 tılsıma sahip kenttir…

Birinci Tılsım:

Arcadius Sütunu

Önce üstad Yağfur Avratpazarı adlı yerde bin parça beyaz ham mermerden minare gibi içi boş merdivenli bir yüksek sütun yapıp Madyan oğlu Yanko’nun Hindistan’ı, Luristan ve Moltan’ı deniz gibi asker ile fethe gittiği askerlerinin şekilleri ile anılan sütunun dört tarafına baştan başa bukalemun nakşı resimler yapmıştır ki bütün resimler birer şekilde hazır durup canlı sanılır.

Ekran Resmi 2026 01 15 13.09.05

Bu sütunun en tepesinde tek parça beyaz mermer üzere bir maksürecik üzere bir peri yüzlü zamane güzeli ve nice dünya güzeli heykelini yine beyaz mermerden yapıp yılda bir kere bir sayha vurup yeryüzünde ne kadar kuş var ise o heykel üzere dönerken nice kere yüz bin cins kuş yere düşüp İstanbul halkı alıp yerlerdi.

Ekran Resmi 2026 01 15 13.09.25

Daha sonra Kostantin asrında bu minare mili üzere ruhbanlar çıkıp İstanbul üzere bir isyancı asker gelse, ruhbanlar çanlara vurunca bütün askerler hazır olurlardı. Daha sonra bu minare mili Hz. Risalet doğduğu sırada büyük bir deprem olup tepesindeki peri sureti ve bütün çanlar düşüp minare mili depremin etkisiyle parça parça olmuştur ki hala açık seçik bellidir. Ama tılsım olmasından dolayı yıkılmayıp bugün hala ayakta büyük bir seyirliktir ki anlatılmaz. (Evliya Çelebi, s.32)

Ekran Resmi 2026 01 15 13.09.32

Eserin kalıntısı Haseki Sultan, Haseki Kadın Sk. No 27 Fatih / İstanbul adresindedir..