Kura çekildi, herkes Liverpool’u konuşmaya başladı. Güçlüler, favoriler, tempolular… Peki ya Galatasaray? Biraz da onu konuşalım.

Kura çekildiğinden beri her köşede bir “Liverpool güzellemesi” başladı. Neymiş; Premier Lig temposu başkaymış, adamlar makine gibiymiş, Salah durdurulamazmış… Tamam, sakin… Liverpool büyük takım, ona kimsenin itirazı yok. Ama anlamadığım şey şu: Biz ne zamandan beri sahaya çıkmadan beyaz bayrak sallamaya başladık?

Bu kulübün adı Galatasaray. Biz bu yola “Avrupa Şampiyonu” olacağız diye çıktık, “aman Liverpool gelmesin” diye değil.

GALATASARAY’IN HUYU BUDUR…

Herkes açmış istatistiklere bakıyor. Ben istatistiğe değil, o formanın ağırlığına bakarım. Juventus maçını hatırlayın; 10 kişi kalan rakibin karşısında bizimkilerin panikleyip iki gol yediği, hepimizi ekran başında deli eden maç… O gün taktik mi vardı sahada? Hayır. Resmen kaos vardı, sinir harbi vardı. Saç baş yoluyorduk, “tur elden gidiyor” diyorduk. Her şey elimizden kayıyor gibiydi. Sonra bir an oldu… Ve yine golü bulduk. Galatasaray’ın huyu budur; bitti sandığın yerde başlar.

Liverpool favoriymiş… Olsun. Ben biraz buradan bakacağım. Bizim hikâyemiz hep “favori olmayan” taraftayken yazılmadı mı? Arsenal’i devirirken kim bize şans veriyordu? Milan’ı o sahadan sildiğimizde dünya neyi konuşuyordu? Bizim genlerimizde bu var; rakip devleştikçe bizimkiler bambaşka bir kimliğe bürünüyor.

KOLAY LOKMA DEĞİLİZ…

Tamam, Liverpool disiplinli, evet acımasızlar. Şakaya gelmezler, bir anlık boşlukta fişi çekerler. Ama onlar da şunu biliyor: İstanbul’a gelmek, o sahaya korkusuzca çıkmak öyle her baba yiğidin harcı değil. O taraftarın uğultusu başladığında, o tribünler “cehennem” modunu açtığında, en kral yıldızın bile eli ayağı dolanır.

Şimdi bırakalım bu “zor kura” edebiyatını. Liverpool da çekiniyor bizden, emin olun. Çünkü karşılarında ne yapacağı belli olmayan, her an her şeyi yapabilecek, öngörülemez bir Galatasaray bulacaklar.

Ben bir Galatasaraylı olarak bu maçtan korkmuyorum, aksine sabırsızlanıyorum. Çıkalım, o formanın hakkını verelim, son saniyeye kadar mücadele edelim…

Tur gelir ya da gelmez, o futbolun cilvesi. Ama kimse bize “kolay lokma” diyemez. Galatasaray’ın olduğu yerde maç bitmeden kesin konuşulmaz.