Son günlerde viral olan bir şarkı var. ‘Değilim’ Bir anda herkesin dilinde, sosyal medya paylaşımlarında karşımıza çıktı, sözlerinde büyük küçük hemen hemen herkes kendinden, hayatından bir kesiti, hissiyatı buldu. Bu kadar kısa sürede bu kadar insanın yüreğine dokunup da dilden dile dolaşmasının sebebi ne olabilir acaba, hiç düşündünüz mü!
‘Ben sen değilim,
Senin gibi de değilim,
Eski ben gibi bile değilim,
Boşuna arama yorulma canım
Bıraktığın yerde de değilim,
Beyaz olamadım ama kara da değilim,
Deva olamadım ama yara da değilim,
Bu alemde bir hayırsız ben de değilim,
Sonum ne olacak bilmiyorum,
Sefa olamadım ama zulüm de değilim,
Şifa olamadım ama zehir de değilim,
Bu alemde bir günahkar ben de değilim,
Kaderin düğümünü çözemiyorum’
Aslında insanoğlu var oldu olalı en büyük derdi çevresine kendini anlatmak. Kimseye benzememek, özgün olmak. Geliştiğini, değiştiğini, öğrendiğini, akıllandığını, tecrübelendiğini ifade etmek. Dağa taşa, konuya komşuya, tanıdığa tanımadığa, yedi düvel elaleme adeta haykırmak istiyor bunu. Bu içgüdüsel bir insan dürtüsü. Öte yandan her zaman ideal insan olma, başkaları tarafından takdir edilip, sevilip sayılma istediği de yine bir insan içgüdüsel dürtüsü. Ama ne yaparsak yapalım, ne öğrenirsek öğrenelim aciz kullar olarak dört dörtlük olmak yalnızca Allah’a mahsustur. İnsan bunu en iyi kendinden bilir; Ne demişler ‘kişi kendinden bilir işi’ Burdan yola çıkarak, duygu yumağından oluşan bizler kimi zaman kötü olduğunu bildiğimiz halde, kıskançlığımıza, bencilliğimize, kötü alışkanlıklarımıza, zaaflarımıza yeniliyoruz. Bedenen etten kemikten yaratıldığımız gibi ruhen de duygulardan oluşuyoruz. Ailem için, çevrem için, toplum için ideal insan olamadım ama idare edin beni, çabaladım, çabalıyorum, çaba içindeyim diyip aslında yine en önce kendimizi, kendi iç dünyamızı, kendi vicdanımızı rahatlatıyoruz. Günün sonunda ne yaparsak yapalım, ne için mücadele edersek edelim, kendimizi nasıl iyi insan olma yolunda heba etsek de edelim kimseye yaranılamıyor. 100 tane yumurtayı kucağımızda taşımayı mucizevi bir şekilde başarsak bile, bir yumurtayı düşürdüğümüzde neredeyse tabiri caiz ise linç yiyoruz. ‘Şuna bak, bi yumurta taşımayı bile başaramıyor’ diyorlar. Son sözüne bakarsak; Bu alemde bir günahkar ben de değilim, Kaderin düğümünü çözemiyorum’ diyor şarkıda. Burdaki ‘de’ bağlacı bile aslında bir çok insan için çok şey ifade ediyor. Çok basit bir bağlaç olmasına rağmen derinlik ve farkındalık açısından çok önemli ve anlamı tamamen değiştiren bir bağlaç. Şarkının son sözünde benim gibi siz de öylesiniz aslında ben de sizin gibiyim diyor. İşin içinden çıkamadığını söylerken aslında kimseye benzemediğini ifade ediyor ama öte yandan günün sonunda ben de sizden farklı değilim diyor. Ne tuhaf değil mi! Ahmet Kaya’nın dediği gibi; ‘bu ne yaman çelişki anne’
İlkeli Söz; ‘Beyaz olamadım ama kara da değilim. Deva olamadım ama yara da değilim. Bu alemde bir hayırsız ben de değilim. Sonum ne olacak bilmiyorum.’