Spor müsabakaları ülke tanıtımları açısından çok büyük öneme sahiptir. Özellikle dünyada spor bütçesinin büyük bir bölümüne sahip futbol, basketbol, voleybol gibi uluslararası müsabakalar ülke reklamları açısından değeri ölçülemezdir.
4 yılda bir gerçekleştirilen dünya kupası şansımızı katılabilmek de büyük şerefti ancak maalesef beklediğimizin aksine çok erken kaybettik. İki maçta da güzel oynadık ancak hiç bir şutumuz isabetli olmadı. Bu sevda bitmez derken çok erken veda ettik. Olmadı mı olmuyor işte. Nasipden gayrisi yok diye boşuna dememişler. Nasibimiz bu kadarmış. Öyle oldu böyle oldu çok yazıldı çok yorum yapıldı çok çizildi. Ama sonuç ne konuşulsa, ne yazılsa, ne çizilse değişmeyecekti. Yine de tüm konuşulanları dinledik. Geriye bir maç da olsa, bir heyecan da olsa, ilk maç heyecanın dayanılmaz hafifliği ile ülke tanıtımımız açısından çok önemli sahnelere ev sahipliği yapıldığı sahneler kaldı. Neredeyse tüm yurtta tüm belediyeler vatandaşların milli heyecanına hizmet etmek için büyük bir yarışa girdi. Kamuya açık toplu alanlarda dev barkovizyonlar kuruldu, kimi çay, kimi çorba, kimi simit ikramları yaptı. Pazar sabahının çok erken saatleri sabahın yedisi olmasına rağmen ülkece bayraklar elimizde meydanları çoluk çocuk doldurduk. Bunların içinde haberlere yansıyan ülke tanıtımı açısından büyük yankı uyandıranlar da oldu, Yurtdışından ülkemizi ziyarete gelen turistlerin bir numaralı uğrak yeri olan Kaş Belediyesi’nin verdiği hizmet takdire şayan idi. Kaş antik tiyatrodaki milli maç organizasyonu tüm dünyada en çok paylaşılan görüntüler arasına girmeyi başardı. Milyarlık bütçe ayırsanız turizm için daha iyi bir reklam yapamaz, reklam projesi tasarlayamazdınız.
İlkeli Söz; Sarı saçlarımdan ben suçlu değilim zira saçlarım kahve tonlarında benim...
Nazarım da değmez kimseye ne kem gözlüyüm ne de rengi mavi gözlerimin...
Bildiğin sıradan ve standart bir insanım işte..
Tek farkım o saçların altında güzel düşünen bir kafa ve herşeyi güzel görmeye çabalayan gözlere sahibim...
En büyük servetim de bunlardır benim…