Bu gün ilk yazım…Ve bugün benim doğum günüm. Allah herkese ve bana hayırlı ömürler versin.
Böyle özel günlerde, insan kendini daha özel ve mutlu hissediyor. Aslında alelade bir gün. Pazartesiden salıya bir fark yok ama böyle işte.
Ömür takviminden düşen yaprakları kutluyoruz alkışlayarak. Kalan zamanı kutluyoruz.
Biraz daha büyüdük mü? Yoksa biraz daha yaşlandık mı…? Buna kim karar veriyor?
Ben büyüyenlerdenim galiba.
Her şeye rağmen sevgisini büyütenlerden…
Yorulmasına rağmen enerjisini büyütenlerden…
Her şeye yetişemeyeceğini bilmesine rağmen, endişesini büyütenlerden…
Neşesinin hepsini, her derdi bertaraf edeceği ümidini büyütenlerden…
Kendine olan inancını büyütenlerden…
İçindeki küçücük çocuğu “aferin” diyerek büyütenlerden…
Yenilip yıkılıp bir daha başka cephede yeniden savaşıp emeklerini büyütenlerden…
Hepsini düzeltemese de hatalarını da sevgiyle büyütenlerden…
Çabasını ziyan etmeyenleri büyütenlerden…
Ne kadar delirse de, aklı başında olmayı kafasında büyütenlerden…
Çok şükür deyip, yola devam edenlerden…
Payımıza bu da düşecekmiş deyip yola revan olanlardan…
Neden olmasın ki diyenlerden…
Yaptım oldulardan…
Yendim gittilerden…
Eski püskü adetlerim var, kimsenin artık çok önemsemediği. Boş verdiği belki de. Sıkı sıkıya bağlı olduğum. Beni var eden, beni ben yapan; beni sevenlerin bunun için sevdiği…. Sevmeyenlerin, bunun için sevmediği. Kendisine katı, başkasına müsamahalı. Hem de çok. Benim kendime izin vermediğim pek çok şeyi, başkaları yapabilir çünkü haklı sebepleri vardır. Haklılardır, kendilerinin bile bilmediği bahanelerde. Olur tabii, neden olmasın.
Kendinizin bile savunamadıklarını ben kalbimde yargılamadan kabul edebilirim ve belki de beraat alırsınız. Öyle bir park bahçe…. Empatik insanların hayatı zordur, zor. Bunu biliyorsanız, kulübe hoşgeldiniz.
Hayattan istediğim her şeyi aldım. Çok sevdiğim bir adamla evlendim. Pırıl pırıl çocuklarım oldu. İğne oyası gibi işledim onları. En sevdiğim işleri yaptım. Üç üniversite bitirdim. Sesimi kalabalıklara duyurdum. Hayvanlarım oldu, onları bağrıma bastım. Saksı çiçeklerim oldu, bahçemi büyüttüm. İyi insanlar biriktirdim, kötünün yanıma ilişemeyeceğini gösterdim. Aynada kendime bakabileceğim şeyler yaptım, kendimi utandırmadım. Gurur duydum. Helal olsun dedim, ne güzel takıldın düştün o taşa … ve ne güzel kalktın ayağa. Talepkâr olmadım, ne verdiyse O, onu büyüttüm.
Yolu sevdim.
Önemli olan varılacak yer değil, yolculuğun kendisidir der Filozof Ralph Waldo Emerson. Etrafa iyi bakın. Çok şey kaçırıyor olabilirsiniz. Sevdiğinizin elini tutarak, yol güzel…
Tekrar görüşelim…
Didem DEDE