Yeni yıl dilekleri, doğum günü dilekleri arasında en önemli yeri sağlık alıyor. Önce sağlıklı olayımda, gerisini hallerim. Allah güç kuvvet versin. Sağlık her şeyden önemli. Sağlıklı kalmak için de elimizden geleni yapıyor muyuz?
Şöyle bir söz var, çok seviyorum;
Sağlıklısın, bin derdin var…
Sağlığını kaybettin artık bir derdin var.

Allah tüm hastalara, dertlilere derman versin. Zor bir durum. Ama bir yandan da, kendimizi bile isteye soktuğumuz durumlar var. Sağlık problemlerini kendimiz çağırıyoruz.
Bir insan kendini bilerek sigara ile neden zehirler?
Ülkemizde kapalı alanlar dahil, birçok alanda sigara içmek yasak. Biz sigara içmeyenler olarak bundan son derece memnunuz. Ama sorun şu ki; sigara içilmeyecek olan yerlerde, sigara içilmeye devam ediliyor.
Ülkemizde kapalı alanlarda sigara kullanımı esas olarak 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun ile düzenlenmektedir.
Aslında nerelerde içilemez?
• Tüm kamu kurum ve kuruluşlarının kapalı alanlarında sigara içmek yasaktır.
• Restoran, kafe, kahvehane, kafeterya, bar ve benzeri işletmelerin kapalı alanlarında sigara içilemez.
• AVM’ler, mağazalar, sinemalar, tiyatrolar, spor salonları ve birden fazla kişinin girebildiği tüm kapalı alanlarda sigara yasaktır.
• Hastaneler, aile sağlığı merkezleri ve diğer sağlık kuruluşlarının kapalı alanlarında sigara içilemez.
• Okulların kapalı alanlarında ve okul bahçeleri dâhil açık alanlarında da sigara kullanımı yasaktır.
• Otobüs, metro, tren, vapur, uçak, taksi gibi toplu taşıma araçlarında sigara içilemez.
• İş yerlerinin kapalı ofisleri, toplantı odaları, koridorları ve ortak kullanım alanlarında sigara kullanımı yasaktır.
“Kapalı alan” ne demektir?
Kanuna göre;
• Tavanı veya çatısı bulunan,
• Yan yüzeylerinin tamamı ya da yarısından fazlası kapalı olan alanlar “kapalı alan” sayılır.
Bu nedenle kış bahçesi, tente veya branda ile büyük ölçüde kapatılmış bölümler de çoğu durumda kapalı alan kapsamına girer ve burada sigara içilmesi yasaktır.
Sınırlı bazı istisnalar vardır:
• Sigara içenlere ayrılmış otel odaları,
• Bazı ceza infaz kurumları, ruh ve sinir hastalıkları hastaneleri ile yaşlı bakım evlerinde oluşturulan özel bölümler,
• Şehirlerarası veya uluslararası yolcu taşıyan bazı deniz araçlarının belirlenmiş güverte alanları.
İhlal halinde
Yasağın ihlali halinde hem sigara içen kişiye hem de yasağın uygulanmasını sağlamayan işletmeye idari yaptırımlar uygulanabilir. İşletmelerin “Sigara İçilmez” uyarı levhalarını görünür şekilde bulundurması da zorunludur.
Uygulama bu şekilde. Ama uygulayan işletme var mı? Yok denecek kadar az. Özellikle kışın, kapalı alanların tamamı ve en güzel manzaralı olan yerler; sigara içenlere ayrılıyor. İşletmelere sorduğunuzda “ ne yapalım, müşterimiz içmek istiyor” diyorlar. Sanki biz müşteri değiliz.
Pasif içiciliğin sağlık yönünden ayrı, estetik yönden ayrı değerlendirmek gerek. O pis sigara kokusu; saçınızdan başınızdan, kıyafetinizden bile çıkmıyor. Korkunç bir his. Sigara içenlerin kokusunu konuşmayalım bile.
Cezalar ve denetimler fazlasıyla artırılmalı. Sigaranın yol açtığı kanser ve benzeri hastalıkların önlenmesi için, sigaranın bırakılması için; yeterli çabanın gösterilmediğini düşünenlerdenim.
Türkiye’de yetişkin nüfusun yaklaşık %35’i tütün ürünü kullanıyor. Erkeklerde bu oran %46, kadınlarda ise yaklaşık %24 seviyesinde.
Her yıl yaklaşık 100 bin kişi, sigara ve tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor.
Türkiye’deki akciğer kanserlerinin yaklaşık %85-90’ı sigara ile ilişkilidir. Ayrıca KOAH vakalarının büyük çoğunluğu ve kalp-damar hastalıklarının önemli bir bölümü de sigaraya bağlanmaktadır.
Kendi isteği ile “ kanser olmaya koşan” insanların yanında, kaçamadığı için pasif içici olarak hasta potansiyeline sahip olanlar da; sağlık sistemini büyük ölçüde etkiliyor. Biz pasif içiciler de yardım çığlığı atıyor. Bunu duyun.
Tekrar görüşelim
Didem DEDE