Candan Erçetin’in söylediği şarkının sözleri şöyle; ki çok severim.

Hani o sevda?
Hani o yeminler?
Kitaplar yazmaz bu sevgiyi
Hani o gözler?
Hani o sözler?
Eskidi çoktan unutuldu
Dünyada ölümden başkası yalan
Yalan, yalan...

Yalan söylemek kolay mı? Nasıl inanılır yalana?
Bunları araştırdım.

Yalan söyleyenlerin en bilindik özelliklerinden başlayalım önce. Mesela bişey anlatırken içinde yalan varsa, yukarı veya yana bakılıyor. Hatırınıza bişey gelmediğinde, hatırlamaya çalıştığınızda aşağı bakıyorsunuz. Mesela şuan ilkokul öğretmeninizin adını hatırlamanızı istesem, saniyeler içinde aşağı bakarsınız ve muhtemelen ismi hatırlarsınız. Ama yalan uydurmanız gerekse yukarı bakıyor olmanız nerdeyse kesin.

Sık sık göz kırpıyor yalan söyleyenler. Manasız, gereksiz göz kırpıştırmak. Stresin ortaya çıkışı elbette.

Sık yutkunma, en önemli belirtiler arasında. Çünkü stres boğaz kuruluğu yapıyor.

Yüksek gerilimle adrenalin nedeniyle az da olsa bir titreme de önemli belirti. Eller titriyor.

Soruların cevabını vermemek için konuyu değiştirmek zaten klasik belirtilerden.

- Neden öyle yaptın?
- o değil de, yemek güzel olmamış mı?

Yalancılar genelde fazla ayrıntı verir. “ Akşam nerdeydin?” diyorsun, o sabah 8’den başlıyor anlatmaya. Fazla ayrıntı şüpheli demek ki.

Sorulara soruyla cevap vermek ne kadar can sıkıcı. Ama çokça yapılıyor.
Neden mi yaptım?
Araba mı nerde?

Aradan hatalı bir şeyler kaçmasın diye dudaklarını ısırır. Artık kendine fiziksel müdahalede bulunur.

Yüzüne, ağzına, en çok da burnuna dokunur. Yalan esnasındaki o gerilim, en çok burundaki sinirleri etkiliyor ve kaşınmasına yol açıyor. Sürekli burnuna dokunuyor konuşurken. Kırmızı alarm.

Sorulara cevap vermeden önce susar, zaman kazanır. Doğru söyleyenin zamana, bahaneye, düşünmeye ihtiyacı yoktur. Pat pat anlatır.

Savunma, birden saldırıya döner.
Senin yüzünden olduğunu biliyorsun değil mi?

Aynı hikayeyi, farklı zamanlarda değişik değişik anlatır. İçinde farklı detaylar vardır. Farklı adamlar, farklı kadınlar, farklı nedenler.

Evet ya da hayır diyerek cevaplanacak soruya, uzun alakasız yanıtlar verir. Konu nerelere varır, şaşırırsınız.

Ama bir yandan da şunu söylemek lazım;
Profesyonel bir yalancının manipülasyonuna geldiyseniz geçmiş olsun.
Gardınızı hep yukarda tutmalısınız.

Sizi hayatın sınırına kadar getirip;
“size yaptıklarım için çok üzgünüm” diyecek kadar aymaz, manipülatif ve Borderline olabilirler.

Dürüstlüğün geçer akçe olduğu dünyamdan sevgilerle…

Tekrar görüşelim

Didem Dede