Japon felsefesine göre; bir şeyi bu kadar istemenin sebebi, gelecekte ona zaten sahip olmandır. Bizim inancımıza göre; olmayacak dua, gönlüne düşmez.

Yani inanmakla çabalamak, istemek, bunun için dua etmek, bunun için çalışmak önemli. Yolun yarısı ediyor.

Olmayacaksa, hayalini bile kurdurmuyor Yarab. Ama hayırlı istekler ise. Başkasının değilse o istediğin şey. Başkasının mutsuzluğuna sebep olmuyorsa. Onu üzmüyorsa.

Hani şöyle bir söz vardır ya; senin özgürlüğün, benim alanıma girdiğinde biter. Herkes özgür ama hepsinin bir sınırı var, özgürlüğün bile.

Bir şımarık nesil olmuş biz farketmeden. Her şeyi isteyen, hakkı gören, kendinden başkasını düşünmeyen, kendi mutluluğuna odaklı. Evlerden Irak. Düşman başına. Hepimizden uzak olsun. Borderline kişilik bozukluğu diyorlar onlara psikiyatristler. Borderline olduğunu bilmeyerek yaşayanlar var. Maalesef. Allah şifalarını versin.

Bu dünyada başkalarının sahip olduklarını kıskanarak, onları yıkıp sahip olmaya çalışarak yaşamaya çalışan organizmalar var. Yanlış olduğunu ne zaman anlarlar? Benim yöntemim genelde “ kısas kısas”dır. Yaşayarak anlarlar böyle insanlar. Başına gelince farkederler yanlış olduğunu. Hele bir de uyaracak bir mentor yoksa, vay haline.

Hayal kuralım ve o hayaller bizi hayata bağlasın. Tamam. Ama o hayaller, başka hayatlar içermesin.

Tekrar görüşelim
Didem Dede