Biz Müslüman alemi için en kutsal ve dokunulmaz kitabımızdır Kuran. Değiştirilmeden günümüze gelen indirildiği günden bugüne hala ayetlerinin doğruluğuna, kapsamına ve içerdiği şifreleriyle şaşırılan mucizevi bir kitaptır. İçinde böylesi mucizeler barındıran kutsal kitabın manevi hayatımızın da şifası olduğunu biliyor muydunuz!

Kuran’da psikolojiye dair çok dikkat çekici ayetler var. İnsanın ruhunu, korkularını, umutlarını ve sabır sınavlarını öyle incelikle anlatıyor ki modern psikoloji kitaplarıyla kıyaslanınca insan gerçekten hayrete düşüyor. Hepsini köşemde paylaşmam mümkün değil ama birkaçını siz sevgili İlkeli Köşe okuyucularımla paylaşmak istiyorum. Ara ara da fırsat buldukça paylaşmaya devam edeceğim. Hep beraber hayatın inanılmaz zorluklarıyla baş etmeye çalışırken teselliyi başka yerlerde aramak yerine doğru adreste oyalanmadan şifa bulmamız dileğiyle, buyursunlar efendim; Ra’d Suresi 28. Ayet “Bilin ki, kalpler yalnızca Allah’ı anmakla huzur bulur.” Bu ayet, insan ruhunun en temel ihtiyacını işaret eder. Psikolojide huzur arayışı farklı tekniklerle açıklanır; kimileri meditasyonla, kimileri nefes egzersizleriyle, kimileri de dünyevî tatminlerle huzur bulmaya çalışır. Fakat insan ruhu doyumsuzdur; mal, makam, eğlence ve hatta insan sevgisi bile kalıcı bir sükûnet, huzur sağlayamaz. Çünkü bunların tümü geçicidir. Kalp, ebedi olana yönelmek ister. İşte bu yüzden Kur’an, kalıcı huzuru sadece Allah’ı anmaya bağlar. “Zikir” burada yalnızca dilin tekrarından ibaret değildir; kalbin, zihnin, ruhun Allah’la bağ kurmasıdır. Zikir, ruhun kendi hakikatini bulmasıdır. Modern psikolojide “bağlanma teorisi” insanın güven arayışını açıklar; Kur’an ise bağlanmanın en güvenli adresini gösterir: “Allah”. Kalp, O’na bağlanınca, başka her şeyin kaygısı azalır. Bakara Suresi 286. Ayet
“Allah, kimseye gücünün üstünde yük yüklemez.” Hayatta karşılaşılan imtihanlar bazen insanın gücünü aşar gibi görünür. İnsan, “Ben artık dayanamayacağım” dediği noktada kendini çaresiz hisseder. Oysa bu ayet, psikolojik kırılmaları onaran bir hakikati fısıldar. Allah, kullarına taşıyamayacakları bir yük vermez. Bu, insanın kendisini küçümsemesine karşı bir uyarıdır. Her sıkıntı, kişinin kapasitesine göre ayarlanmış bir sınavdır. Modern psikolojide dayanıklılık olarak ifade edilir. İnsan, başına gelen felaketin aslında onu güçlendirmek için bir fırsat olduğunu fark ettiğinde ruhu daha dirençli hale gelir. Bu ayet, “Ben yapamam” diyen nefse karşı, “Allah yanılmadı, senin gücün var” diyerek umut aşılar. Tevbe Suresi 40. Ayet “Üzülme! Allah bizimle beraberdir.” Hz. Peygamber’in Hz. Ebubekir ile Sevr Mağarası’nda söylediği bu söz, psikolojik dayanıklılığın zirvesidir. En tehlikeli, en yalnız anında bile “Allah bizimle” diyebilmek, imanın verdiği ruhsal güveni gösterir. Psikolojide yalnızlık, insanı en çok yıpratan duygulardan biridir. İnsan kendisini korumasız, desteksiz hissettiğinde ruhsal çöküş yaşar. İşte bu ayet, müminin yalnızlık hissini ortadan kaldırır. Çünkü Allah’ın varlığı, en güçlü destek kaynağıdır. Tarih boyunca bu ayet, zindanda, sürgünde, savaşta nice mümine güç vermiştir. “Allah bizimle” bilinci, ruhun en büyük ilacıdır. İnşirah Suresi 5-6. Ayetler “Zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” Kur’an’ın aynı ifadeyi iki kez tekrar etmesi tesadüf değildir. Çünkü umutsuzluk, insan zihninin en inatçı duygusudur. Sıkıntıya düşen insan, karanlığın hiç bitmeyeceğini sanır. Bu ayet, telkin yoluyla psikolojik tedavi uygular. Zorluk, kolaylıksız değildir. Hatta kolaylık, zorluğun içindedir. Bu, sadece geleceğe dair bir umut değil şu anın içinde de geçerlidir. Her sıkıntı, aynı zamanda insanı olgunlaştıran bir imkân taşır. Modern psikoloji umudu ayakta kalma gücü olarak tanımlar. Kur’an ise bu umudu, sıkıntının özünde bulunan kolaylığa bağlayarak daha köklü bir güven duygusu kazandırır.
Tadına doyamadınız değil mi! Takipte kalmaya devam edin, devamı sizi hayrete düşürmeye devam edecek.

İlkeli Söz; Huzuru arama yolunda gazi olanlardan olmamak için doğru adresi seçin.