Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi ön elemesindeki ilk resmi sınavında Gornik Zabrze’yi 1-0 mağlup ederek avantajı cebine koydu. Ancak ortaya çıkan tablo, skorun ötesinde konuşulması gereken birçok detayı da beraberinde getirdi.

İsmail Kartal’ın açıkladığı ilk 11, özellikle Nelson Semedo tercihiyle büyük sürpriz yarattı. Deneyimli sağ bekin takıma sadece dört gün önce katılmış olması ve Kartal’ın maç öncesi basın toplantısında Nathan Ake “Henüz hazır değil” ifadelerini kullanması, bu tercihi daha da dikkat çekici hale getirdi. Açıkçası bu hamle, rakip teknik ekibi de hazırlıksız yakaladı.

Maç boyunca oyunun tek hakimi Fenerbahçe’ydi. Sürekli baskı kuran, rakibini kendi sahasına hapseden sarı-lacivertliler; direkten dönen toplar, kaçan fırsatlar ve üretkenliğe rağmen bir türlü golü bulamama sorununu yine yaşadı.

Kilidi ise Anderson Talisca açtı. Brezilyalı yıldız, kariyeri boyunca en iyi yaptığı işlerden birini yaptı ve duran toptan klasını konuşturarak köşeyi buldu. Fenerbahçe’ye galibiyeti getiren gol de böyle geldi.

Ancak Talisca’nın oyunuyla ilgili önemli bir parantez açmak gerekiyor. Hücumda sürekli ceza sahasının çevresinde dolaşması ve her pozisyonda şut araması, zaman zaman takımın hücum akışını olumsuz etkiliyor. Özellikle Nelson Semedo’nun defalarca çizgiye inerek penaltı noktasına çevirmek istediği toplarda Talisca’nın olması gereken bölgede bulunmaması dikkat çekti. Golcü refleksiyle ceza sahasında bitirici olmak yerine sürekli şut kovalaması, birçok atağın etkisiz kalmasına neden oldu.

Bu nedenle Fenerbahçe’nin hem Vedat Muriqi’nin dönüşüne hem de bir golcü takviyesine ihtiyacı olduğu görüşündeyim. Hücum organizasyonları üretiliyor ancak bunları sonuçlandıracak, ceza sahasını doğru dolduracak bir santrfor eksikliği hissediliyor.

Gecenin en olumlu isimlerinden biri ise Bartuğ Elmaz’dı. Genç orta saha hem top kullanımı hem de oyun disipliniyle dikkat çekti. Geçen sezon Domenico Tedesco tarafından kiralık gönderilen Bartuğ’un, bu performansıyla bu sezon kadroda kalmayı hak ettiğini düşünüyorum.

Maç sonunda İsmail Kartal’a Fred’in durumunu sordum. Tecrübeli teknik adamın cevabı netti: “Fred bizimle olacak.” Yabancı kuralı değişse de değişmese de Brezilyalı yıldızın takımın ana planında yer aldığını vurguladı. Bununla birlikte Kartal’ın bir ya da iki transfer daha yapılacağının sinyalini vermesi de dikkat çekiciydi.

Öte yandan Fenerbahçe’nin önünde çözmesi gereken önemli bir kadro mühendisliği bulunuyor. Sarı-lacivertlilerin elinde şu anda 23 yabancı oyuncu var ve mevcut 10+4 yabancı kuralına uygun bir kadro yapılanması oluşturulması gerekiyor. Transferler kadar ayrılık kararları da büyük önem taşıyacak.

Sonuç olarak Fenerbahçe, kendisinden kalite olarak oldukça geride olan rakibi karşısında oyunun kontrolünü elinden bırakmadı. Rakibine ciddi fırsat vermedi, tek kale oynadı. Ancak 1-0’lık skor rövanş öncesinde rahat olunabilecek bir avantaj değil. Tur için hâlâ ikinci maçta aynı ciddiyetin ortaya konulması gerekiyor.

Gecenin bir diğer dikkat çeken detayı ise Aziz Yıldırım’ın yaklaşık sekiz yıl sonra Fenerbahçe Stadı’nda bir Avrupa maçını tribünden takip etmesiydi. Coşkulu tribün atmosferiyle birlikte Fenerbahçe ilk resmi maçını galibiyetle tamamladı.

Henüz sezonun başındayız. Bu takımın oturtacağı bir oyun, yükselteceği bir tempo ve kat edeceği uzun bir yol var. İsmail Kartal’ın zaman içinde Fenerbahçe’nin beklentilerine cevap verecek bir takım oluşturacağına inanıyorum. Ancak özellikle kadro tercihleri, hücum yerleşimi ve yabancı planlaması konusunda daha keskin ve doğru kararlar vermesi gerekecek.

Maçın Üçlüsü

Bartuğ Elmaz - Nelson Semedo - Fred Rodrigues