Fenerbahçe derbide adeta kendi kendine yenildi. İstese 90 dakika boyunca bu kadar hatayı bir araya getiremezdi. Maça iyi başlayıp mücadeleyi bu kadar kötü bitirmek, bu seviyede kabul edilebilir değil.
Domenico Tedesco’nun maç önü tercihleri ve oyun içindeki pasifliği bu mağlubiyetin en önemli nedenlerinden biriydi. Yanlış oyuncu seçimleri, oyuna müdahale konusundaki gecikmesi ve özellikle kazanılan penaltı sonrası takımına gerekli soğukkanlılığı aşılayamaması Fenerbahçe adına kırılma anlarını hazırladı.
Maç planı netti.
Sidiki Cherif ile Galatasaray savunmasının arkasına sarkmak. Bu plan ilk bölümde işledi. Ancak Anderson Talisca’nın kullandığı penaltı, maçın kaderini değiştirdi. Neredeyse herkesin tahmin ettiği köşeye vurulan ve Uğurcan Çakır tarafından sezilen bu vuruş, Fenerbahçe’nin momentumu kaybetmesine neden oldu.
O ana kadar Galatasaray sahada çok etkili değildi. Hatta çekingen bir oyun sergiliyordu. Ancak penaltıdan sonra Talisca’nın oyundan düşmesiyle Fenerbahçe adeta 10 kişi kalmış gibi oynadı. 4-3-3 düzeninde orta sahanın bir parçası olması gereken oyuncunun oyundan kopması, üstünlüğün rakibe geçmesine yol açtı.
Maçın kırılma noktalarından biri de Jayden Oosterwolde’nin performansıydı. Kariyerinin en kötü maçlarından birini oynadı. İlk gol öncesinde yaptığı hata bu seviyede kabul edilemez. Victor Osimhen yerde kalmasına rağmen hakem oyunu devam ettirdi, ancak Oosterwolde topu taca attı. O taç atışı golle sonuçlandı. Üstelik Osimhen’in neredeyse istemeden attığı bir golle… derbide taçtan gol yemedim de demez artık Fenerbahçe.

Hakem Yasin Kol ise maç boyunca tutarsız bir yönetim sergiledi. Fenerbahçe’ye karşı kart konusunda oldukça cömertti, ancak aynı standardı Galatasaray için göstermedi. Nene-Sane pozisyonunda penaltı vermemesi, Yunus’un kafa seviyesindeki tehlikeli müdahalesine kart çıkarmaması ve daha ilk yarıda Yunus’u oyunda tutması skandallarının büyüklüğünü özetliyordu. Sonrasında gelen penaltı kararı tartışmaları daha da büyüttü.
Özellikle Yunus Akgün’ün oyunda kalması maçın gidişatını doğrudan etkiledi. İkinci yarıda kazandırdığı penaltıyla skor 2-0’a geldi. O pozisyonda da yine başrolde Oosterwolde vardı. Yerde kalan ise oyundan ilk yarı atılması gereken Yunus’tu. Bana göre bu basit bir penaltıydı. Penaltı değil demiyorum. Ama Sane - Nene pozisyonu daha net bir penaltıydı, verilmeyince bu verildi!
Osimhen’in yaptığı 4/5 sarı kartlık harekette hatta Guendouzi’nin boğazını sıkmasında oyunda kalması tamamen Yasin Kol maharetiydi!

Kaleci Ederson Moraes’un gördüğü ikinci sarı kart da tartışmalıydı. İlk yarıdaki davranışına doğrudan kırmızı kart verilse daha anlaşılır olurdu, ancak bu şekilde oyundan atılması kararın dengesizliğini gösterdi.
Tedesco’nun kenardan maçı adeta bir taraftar gibi izlemesi ise ayrı bir problem. İkinci yarıya yanlış tercihlerle başlaması, Galatasaray’ın iki ofsayt golünü sadece izlemekle yetinmesi ve değişikliklerde geç kalması, Fenerbahçe’nin reaksiyon şansını ortadan kaldırdı.
Değişikliklerden sonra Matteo Guendouzi, Musaba, İsmail Yüksek ile bazı fırsatlar yakalansa da Uğurcan Çakır’la karşı karşıya pozisyonlar değerlendirilemedi. Ardından Mert Günok ve Brown’ın hatasıyla gelen gol, maçın fişini çekti.
Sidiki Cherif’in karşı karşıya kaçırdığı gol onu buraya alanların kulüpte 1 dakika kalmaması gerektiğinin ispatı. Kaleci kurtarsa anlarım ama3 metre yukarı vurmakta neyin nesiydi! Zaten 3 forvetini yollayıp 19 yaşındaki Cherif'le şampiyon olacağını düşünmek saçmalıktı.
Sonuç olarak Fenerbahçe, üç büyük bireysel hatayla derbiyi rakibine hediye etti. Galatasaray cephesi de oynanan oyundan tam anlamıyla memnun olmayabilir, ancak skor her şeyin üzerini örttü.
Bu noktadan sonra sorumluluk sadece oyuncularda değil; teknik ekip ve yönetimde de. Saadettin Saran yönetiminin transfer politikası, sezon içi yönetim tarzı ve genel stratejisi ciddi şekilde sorgulanmalı. Bu tablo, değişimin kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.
Fenerbahçe için artık yeni bir yapılanmadan ziyade, mevcut kadronun doğru dokunuşlarla güçlendirilmesi gerekiyor. Ancak bunun için de doğru kararları alabilecek bir yönetim ve teknik akıl şart.
Kante, Guendouzi, Kerem, Skriniar, İsmail, Musaba üzerine bir takım kurup sil baştan değil mantıklı bir yapılanma ile yeni sezon, yeni başkan, sağlam Samandıra ve inanmış taraftarlarla Ounachu - Osimhen ayarında 2 ekstra forvet ile sezona başlanmak zorunda.
Son olarak bu mağlubiyet sadece bir derbi kaybı değil, sezonun özetiydi.
Maçın Üçlüsü
Kante - Guendouzi - Yasin Kol