Yıllardır sporun içindeyim. Spor eğitimi almış ve Pilates eğitmenliği yapmış biri olarak şunu söyleyebilirim: Pilates günümüzde hâlâ yeterince doğru bilinmiyor.

Pilates deyince birçoğumuzun aklına yalnızca kadınların yaptığı bir spor ve esnemek geliyor. Bence artık bu algıyı kırmanın zamanı geldi. Çünkü Pilates’in cinsiyeti yok.

Pilates yaparken bedenimizi kontrol etmeyi, nefesimizi hareketlerimizle uyumlu kullanmayı ve kaslarımızı dengeli bir şekilde çalıştırmayı öğreniriz. Core bölge güçlendirmek, pelvis kontrolümüzü geliştirmek, denge ve koordinasyonumuzu artırmak da Pilates’in bize kazandırdıkları arasındadır. Omurgamızın hareketliliğini ve postürümüzü desteklemeye de yardımcı olur. Pilates bize yalnızca esnemeyi değil, bedenimizi tanımayı, kaslarımızı bilinçli ve kontrollü bir şekilde kullanmayı öğretir.

Özellikle ağırlık antrenmanı yapan veya günün büyük bölümünü masa başında geçiren erkeklerin Pilates’e şans vermesi gerektiğini düşünüyorum. Pilates, kuvvet antrenmanını tamamlayabilir; hareket kabiliyetini ve beden farkındalığını geliştirmeye yardımcı olabilir. Üstelik pelvik taban kasları da yalnızca kadınlar için önemli değildir Erkeklerde de bu kasların doğru çalışması ve koordinasyonu, idrar kontrolü gibi işlevler açısından değer taşıyor.

Kadınlar içinse yaş ilerledikçe kas kuvvetini, dengeyi ve kemik sağlığını korumak daha da önemli hâle geliyor. Pilates bu alanda destek sağlayabilir. Ancak özellikle osteoporoz riskine karşı tek başına yeterli değil; uygun direnç egzersizleri de yaparak da kemik sağlığımızı desteklemeliyiz.

Ben spora yalnızca fiziksel görünüş açısından bakmıyorum. Elbette fit olmak güzel ama bence asıl önemli olan, bedenimizin bize nasıl hissettirdiği ve yıllar geçse de ne kadar rahat ve sağlıklı hareket edebildiğimiz.

Bence Pilates’in cinsiyeti yok. Önemli olan spor yaparak sağlığımıza uzun vadeli yatırım yapmak.