Sağlığımız için beden sağlığı ile ruh sağlığımızın uyum içerisinde olması çok kıymetlidir. Her ikisinin tedavi yöntemleri bazen çok ayrışır bazen birbirine çok benzer.

Benzediği noktada ilaçlar başta gelir. İlaçlar da çoğu zaman yan etkiler barındırır. Bu sebeple bizler çoğu zaman alternatif tıbba başvururuz. Son zamanlarda ilaçların çok ötesinde ismi marka haline gelmiş biri var ‘Gabor Mate’. Bu kez de siz kıymetli İlkeli Köşe Okuyucularımı Gabor Mate ile tanıştıracağım. 80 yaşında bir doktor. Gerçek iyileşmenin sadece ilaçlardan ya da meditasyondan değil, farklı bir bakış açısı ile bedenin bütününü göz önünde bulundurup sinir sisteminin düzenlenmesinden geçtiğini söylüyor. Gelin şimdi ona daha yakından kulak verelim;
Kronik stresi kökünden azaltmak için onun bu yaklaşımını özetlersek; ‘Sadece "ne" diye sormayın. "Neden" diye de sorun.
Kaygı duyduğumda, şu soruları sormayı bıraktım: “Bundan nasıl kurtulabilirim?” Şunu sormaya başladım: “Sistemim neden alarm veriyor?” Bu hissi bir kusur olarak değil, bir veri olarak değerlendirin.
Bu şekilde belirtileri bastırmak yerine döngüyü bulabilirsiniz. Çevreniz, sinir sisteminizi şekillendirir. Sürekli baskı, aciliyet ve belirsizlik içinde yaşıyorsanız kaygı her zaman işlev bozukluğu anlamına gelmez. Çoğu zaman bu bir uyum sürecidir. Sorun senin "bozuk" olman değil. Vücudunun yanlış koşullarda hayatta kalmayı öğrenmesinden kaynaklıdır.
Bağlantı güvenliği yaratır. Sinir sisteminiz bağlantılar yoluyla düzenlenir. Kendi dünyanıza kapandığınızda veya bağlantınız koptuğunda vücudunuz tehlikeyi algılar ve hayatta kalma modunda kalır. Çocukken şunları öğreniriz:
“Kendimin bazı yönlerini saklarsam, sevilmeye devam ederim. Yetişkinlikte bu şöyle olur; Herkesi memnun edersem, aşırı işlev gösterirsem sevilmeye devam ederim. Eğer sisteminiz şuna inanıyorsa rahatlayamaz:
"Tamamen kendim olmak, bağlantıyı kaybetme riskini beraberinde getirir." Kronik stres uyum sağlayıcı bir özelliktir. Belirtiler rastgele ortaya çıkmaz.
Bunlar öğrenilmiş tepkilerdir.
Vücudunuz, kendinizi güvende veya istikrarlı hissetmediğiniz ortamlarda sizi korumak için kalıplar oluşturdu. Bu değişim önemlidir. "Bende ne yanlış var?"
"Vücudum ne yapmayı öğrendi?"
diye sorarız. Travma sadece zihinsel değildir. Bu durum vücutta kendini gösterir. Bir stres döngüsü asla kapanmadığında, sisteminiz onu çalıştırmaya devam eder:
Uykusuzluk, bağırsak sorunları, tansiyon, beyin bulanıklığı için sesli bir şekilde kendinle konuşmak yardımcı olur. Ancak vücudun da güvenliği yeniden öğrenmesi gerekiyor, aksi takdirde bu döngü devam eder. İyileşme, yeniden bağlantı kurmak demektir. Kronik stres, kişinin kendisinden kopmasına neden olur. İyileşme, duyguların peşinden körü körüne gitmek değildir. Hissedin, kendinize sorular sorun ve bu sorular karşısında açık ve net bir şekilde kendinize yanıtlar verin. Amaç hayatta kalmak değil, asıl mesaj: “Sen bozuksun.” değil, asıl mesaj: “Yaşadığın stres, öğrenilmiş bir hayatta kalma mekanizması olabilir.” Yani sorun sen değilsin, sorun artık sana hizmet etmeyen eski kalıplar. Ve bu döngüler kökten çözülene kadar: Çevreni değiştirsen bile rollerini yeniden yazsan bile insanlarla bağını kessen bile hiçbiri kalıcı olmaz. Çünkü sistem aynı kalır. Gerçek değişim, tepki verdiğin şeyi değil, tepki verme nedenini değiştirdiğinde başlar. Sinir sistemini yeniden eğitmeden,
hayatını yeniden inşa edemezsin.

İlkeli Söz; Bakış açını değiştirmeden hayatını yeniden inşa edemezsin.