Şu hayatta neyi ekersen onu biçmiyor musun! Hatta neyi çağırırsan, ağzından ne çıkarsa onu yaşamıyor musun? Geçtiğimiz yıl bir tv platformunda bir yabancı dizi yayınlandı. Türkçe çevirisi ile adı ‘Kaza’ idi.

1996 yılından beri yaklaşık 30 yıldır bir fiil aktif araç kullanan biri olarak çok şükür neredeyse ufak tefek dikkatsizlikler dışında hiç kaza yapmayan ben, o sıra diziyi izlemek için hemen hemen her gün hadi kazayı açıp izleyelim dedim. Ve tam da sırada çok kötü bir kaza yaptım, günlerce etkisinden kurtulamadım. Çok şükür cana gelen bir şey olmadı ama mal canın yongası misali yeni aldığım ve henüz bir yılı doldurmadığım aracımın hasarsızlığının bozulması beni çok üzdü. Ve o an fark ettim ki ağzımızdan çıkan her kelime gerçekten birer mühür! İşte ağzımızdan çıkan söz gibi düşüncelerimizin de ne kadar önemli olduğunu bize anlatan Mevlana Celaleddin Rumi ne güzel söylemiş di mi! ‘Kardeşim sen düşünceden ibaretsin, Geriye kalan et ve kemiksin, Gül düşünür gülüstan olursun, Diken düşünür dikenlik olursun. İşte insan böyledir, ağzından çıkana dikkat et derler. Her daim olumlu kelimeler seç, tüm olumlamalar gelip sizi bulsun. Evrene doğru mesajlar vermekten bahseder tüm yaşam koçları. O sebeple ağzımdan çıkana dikkat etmeyi unutma. Ne düşünürsen ona dönersin demiş Mevlana, ne güzel. Güzel düşün, güzel hisset, güzel gör, güzellikleri yaşa. Bu mottodan yola çıkarak
Julia Roberts da çok güzel ifadelerde bulunmuş, gelin yine birlikte kulak verelim; ‘İnsanlar sizi yeterince aşağıladıklarında, sözleri öz saygınızın çatlaklarına sızar ve çok geçmeden kendi değerinizi sorgular hale gelebilirsiniz. Kelimeler, özellikle olumsuz olanlar, tohum gibidir: Onları yeterince dinlerseniz kök salmaya başlarlar ve kendinizi algılama şeklinizi etkilerler. Onların seslerinin kendi sesinizi bastırmasına izin vermek, hatta onların fikirlerinin sizin kendiniz hakkındaki anlayışınızdan daha fazla gerçekliğe sahip olduğuna inanmak çok kolaydır. Ama gerçek şu ki: Hiç kimse sizin kim olduğunuzu veya değerinizin ne olduğunu tanımlayamaz. Sen onların yargılarından, gelip geçici eleştirilerinden çok daha fazlasısın. İçinizde belki şu an gizli kalmış bir güç var, ama o orada ve sizin onu ortaya çıkarmanızı bekliyor. Birisi sizi aşağı çekmeye çalıştığında, bunu sınırlarınızın bir hatırlatıcısı olarak değil, tekrar ayağa kalkmak için ihtiyaç duyduğunuz dayanıklılığın bir hatırlatıcısı olarak alın. Sen başkalarının fikirlerinin ürünü değilsin; Sen hayallerinin, çabalarının ve inançlarının sonucusun. Yani olumsuzluklarla karşılaştığınızda, huzurunuz onu filtreleme gücüne sahiptir. Sana hizmet etmeyen şeyleri bırak ve sana güç veren gerçeğe sımsıkı tutun. Dik durun, değerinizi bilen sese güvenin ve öz şüphe yerine öz sevgiyi seçmekten asla vazgeçmeyin. Sen başkalarının sana gösterdiği gibi biri değilsin; sen ne olmayı seçersen o'sun. Evrende kaybolmayan tek şey bilim adamlarınca da ispatlandı sesler olduğunu biliyor muydunuz! Bu sebeple unutma şu hayatta tercihlerin, düşüncelerin ve ağzından çıkan her söz senin aynan.

İlkeli Söz; Mutluluğun sırrı aramakla bulunmaz, mutluluğun sırrı sora sora değil, söyleye söyleye bulunur. Mutluyum, mutlusun, mutlular…