Kahve ile ilgili bir çok araştırmadan söz edebiliriz. Bunlara bir yenisi daha eklendi. Kahvenin özellikle sabah saatlerinde kahvaltı öncesi içilmesinin vücuttaki kortizol seviyesini yani stres hormonunu yükselttiği araştırmalar sonucu ortaya çıktı.
Bunun yanı sıra, kahve için yepyeni bir araştırma daha yapıldı. Hadi gelin kahve ile ilgili yapılan bu son araştırmayı birlikte okuyalım. Kahve bilindiği gibi faydalı mı yoksa bilinenin aksine zararlı mı? Düzenli olarak orta düzeyde kahve tüketildiğinde kanser, felç, kalp ve damar hastalıkları gibi yaşa bağlı hastalıkları yaklaşık 3’te 1 oranında azaltabildiği gözlemlenmiş. Tüm nedenlere bağlı ölümü azalttığı,
yaşlanmaya karşı vücudu destekleyen bazı biyolojik mekanizmaları koruduğu görülmüştür. Kahve ve ana bileşenleri stres adaptasyonunu kontrol eder. Orta düzeyde kahveden kastedilen günde 2-3 fincan tüketmek. Az önce de bahsettiğimiz gibi kahve ile ilgili sayısız çalışma var. Genel olarak kahve, antioksidan ve antiinflamatuar etkileri nedeniyle kronik hastalıkların azalması ile ilişkilendiriliyor. Antioksidan etkisi nedeniyle hücresel yaşlanmayı yavaşlattığı, otofajiyi desteklediği belirtiliyor. Bazı araştırmalar, kromozomların stabilitesinde önemli bir rol oynayan telomer uzunluğunu korumaya yardımcı olabileceğini iddia ediyor. Yaşlanmayı düzenleyen sirtuin proteinlerini aktive ederek hücresel yaşlanmayı geciktirdiğini belirten araştırmalar da var. Bununla birlikte bireysel tolerans ve genetik farklılıklar göz önünde bulundurulmalı, herkeste aynı etki olamayabileceği de göz ardı edilmemelidir. Çağımızın hastalığı kanser ile ilgili de kahveye dair yapılan bir araştırmaya göre; Çok sayıda çalışma, kahve içmenin tüm ölüm nedenlerinden ölme riskinin daha düşük olmasıyla ilişkili olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte, genel olarak kanserle veya belirli kanser türleri ile olan ilişkiler çok net olmamakla birlikte kısaca inceleyelim. Kavrulmuş kahvede kafein, flavonoidler, lignanlar ve diğer polifenoller dahil yüzlerce biyolojik olarak aktif bileşik bulunur. Hücresel hasarı engellemesi, DNA onarımında yer alan genleri düzenlemesi, anti-inflamatuar özelliklere sahip olması muhtemel mekanizmalardandır. Bu büyük çalışma, kanser ve kahve ile ilgili gözlemsel çalışmaların meta-analizlerinin bir şemsiye altında incelemesini yapmıştır. Kahve alımı ile 364.749 kanser vakası dahil olmak üzere 26 farklı kanser bölgesi arasındaki ilişkileri değerlendirdi. Bu araştırmalarda, kahve içmek beş kanser bölgesindeki kanser riskinin düşüklüğü ile ilişkili bulundu: endometriyal (rahim) kanser, karaciğer kanseri, melanom (deri),
ağız kanseri ve yutak kanseri.
Endometriyal ve karaciğer kanserleri için doza bağımlı bir ilişki için sağlam kanıtlar vardı. Prospektif (ileriye dönük) kohort çalışmalarının bir meta-analizini kullandıklarında, sadece karaciğer ve endometriyal kanserler için bağlantılar daha fazla doğrulandı.
Çalışma ayrıca hamilelik sırasında yüksek kahve tüketiminin, altı vaka kontrol çalışmasının meta-analizine dayanarak çocuklukta akut lenfositik lösemi ile ilişkili olduğunu gösterdi! Kanıtlar ikna edici kanıtlar olarak sınıflandırılmış olsa da, annenin kahve tüketimi ile çocukluk çağı lösemisi arasındaki ilişkiyi göstermek için hala daha fazla kohort çalışmasına ihtiyacımız var.Hamile kadınların yüksek tüketimden kaçınması uygun olabilir. Kolon ve meme kanserleri için, herhangi bir ilişki varsa, kahve içmenin çok küçük bir etkisi olabilir, yani bu ilişkilerin doğrulanması için daha büyük bir popülasyon örneğine ihtiyaç vardır. Kahve alımının kanser riski ile olası ilişkileri için biyolojik mekanizma belirsizliğini koruduğunu belirtelim.
Her ne kadar kahve literatürde birkaç yaygın kanser riskinin daha düşük olmasıyla ilişkilendirilmiş olsa da, sadece karaciğer kanseri ve endometriyal kanser arasındaki ilişkiler oldukça sağlam kanıtlarla desteklenmiştir. Diğer bölgelerdeki kanser bulguları daha az tutarlıydı ve gelecekte daha doğrulayıcı çalışmalara ihtiyaç vardır. Kahve ile mesane ve akciğer kanserleri arasındaki ilişkiler çok tartışılıyor. Sigara bu iki kansere çok sebep olduğu için, kahvenin etkisini sigara içicilerden dolayı incelemek maalesef zorlaşıyor. MasterChef şeflerinden biri Mehmet Şef son zamanda verdiği kiloların limonlu kahve sonucu olduğunu sosyal medyasından paylaştı. Özellikle zayıflamak isteyenlerin limonlu kahve içmesini önerdi.
İlkeli Söz; Eğer gerçekten sevilmek istiyorsanız önce dürüst olarak sevmeyi deneyin.