Fenerbahçe, Eyüpspor’u 8-0 mağlup ederek Süper Lig tarihindeki en farklı galibiyetlerinden birine imza attı. Skor zaten her şeyi anlatıyor.
Ama Fenerbahçe açısından bu maçın sadece skoru konuşulmamalı.
Çünkü uzun zamandır beklenen reaksiyon nihayet geldi.
İsmail Kartal, yaşanan sürecin ardından yeniden takımın başına dönmüştü. Gaziantep maçında taraftarın beklediği reaksiyon gelmemişti. Eyüpspor karşısında ise takım sahaya çıktığı ilk dakikadan itibaren ne istediğini gösterdi.
İsmail hoca da ideal kadrosuna yakın bir 11 tercih etti.
Asensio bu hafta kadroya dönmüştü. Ancak süre almayacağını hemen hemen hepimiz biliyorduk. Nitekim Kartal maç sonu basın toplantısında da skorun zora girmesi halinde Asensio’yu oyuna almayı planladığını söyledi. Asensio’nun da bu durumdan haberi vardı. Bu soruyu maç öncesinde yine Fotospor-Şok Gazetesi farkıyla kendisine biz sormuştuk.
Maçın henüz 30. saniyesinde ise hakem Kadir Sağlam sahneye çıktı.
Vedat Muriqi’nin topa dokunduğu pozisyonun devamında yaşanan temas, dört metre mesafedeki hakemin gözünün önünde gerçekleşti. Kadir Sağlam penaltıyı vermedi. VAR çağırdı, izledi ve karar değişti.
Penaltı.
Fenerbahçe 1-0 öne geçti.
Sonrası ise adeta gol yağmuruydu.
İlk yarı 5-0 bitti.
Greenwood, Kerem Aktürkoğlu ve Vedat Muriqi performanslarıyla öne çıkan isimlerdi. İrfan Can Kahveci de iyi bir maç çıkardı. İrfan oynadığı zaman Fenerbahçe’nin hücumdaki görüntüsünün nasıl değiştiğini bir kez daha gördük.
Ama burada bir parantez açmak gerekiyor.
Eyüpspor karşısındaki performans değerli. Fakat bu maç Fenerbahçe için bir ölçü değil.
İrfan Can’ın asıl yapması gereken, bundan sonraki süreçte takımın kendisine ihtiyaç duyduğu her maçta bu seviyeyi yakalamak. Çünkü Fenerbahçe’nin hedefleri Eyüpspor maçından çok daha büyük.
İkinci yarıda da değişen bir şey olmadı.
Fenerbahçe üstünlüğünü sürdürdü, goller gelmeye devam etti ve tarihi skor ortaya çıktı:
8-0.
Fakat ben 5-0’dan sonrasını ayrıca konuşmak gerektiğini düşünüyorum.
Maç bitmişti. Üç puan garanti edilmişti. Böyle bir karşılaşmada Oğuz Aydın’ın, Çağrı Balta’nın, Dorgeles Nene’nin daha fazla süre almasını beklerdim.
Özellikle genç oyuncular için bundan daha uygun bir maç bulmak kolay değil.
Bu nedenle 5-0’dan sonra yapılan oyuncu tercihleri benim açımdan maçın soru işaretlerinden biri olarak kenarda duruyor.
Ve gelelim asıl meseleye…
HAKEMLER!
Kadir Sağlam, Süper Lig’de her hafta tartıştığımız hakem kararlarına bir yenisini daha ekledi.
Dört metre mesafeden penaltıyı görmedi.
VAR çağırdı, verdi.
Şimdi bana kimse “hakem hata yapabilir” demesin.
Elbette hata yapılabilir.
Ama sorun artık tek bir pozisyon değil.
Geçmiş maçlara bakıyorsunuz; başka bir maçta verilmeyen penaltı, başka bir maçta verilen tartışmalı penaltı, başka bir maçta ceza sahası içerisindeki net temasa farklı yorum…
Geçtiğimiz akşam Trabzonspor-Galatasaray maçında da çok net bir tekme pozisyonunda sarı kartla yetinildi.
Beşiktaş maçını hatırlayın. Orada da verilmeyen penaltı tartışması vardı. Sonrasında verilen kararlar yine tartışıldı.
Bütün bunları üst üste koyduğunuzda ortaya ciddi bir güven problemi çıkıyor.
Ben artık Türk futbolunda hakemlik sisteminin masaya yatırılması gerektiğini düşünüyorum.
Hatta benim önerim net:
En az iki yıl yabancı hakemlerin görev yaptığı bir sistem denenmeli.
Çünkü artık mesele sadece hata değil.
Mesele, kulüplerin ve futbol kamuoyunun hakem kararlarına olan güveninin ciddi şekilde zedelenmiş olması.
Bir de Türkiye Futbol Federasyonu’nun kulüplerden, teknik adamlardan ve futbolculardan gelen açıklamalara daha sert cezalar vermeye hazırlandığı konuşuluyor.
Ben de soruyorum:
Siz önce hakemlerinize ceza verin.
Sonra kulüplerle, futbolcularla, teknik adamlarla iletişim ve disiplin meselesini konuşursunuz.
Yoksa kusura bakmayın…
Bu perhiz, bu ne lahana turşusu?
Fenerbahçe açısından gecenin özeti ise belli:
8-0’lık tarihi galibiyet, beklenen reaksiyon ve hücumdaki müthiş performans.
Ama Türk futbolunda değişmeyen bir şey daha var:
Yine hakemler konuşuluyor.
MAÇIN ÜÇLÜSÜ
Kerem Aktürkoğlu – Vedat Muriqi – İrfan Can Kahveci