Hayatımın büyük bir bölümünü sporun içinde geçirdim. Spor eğitmeni kimliğimle ve yıllar içinde edindiğim deneyimlerle, bedenimize ne kadar emek verir ve zaman ayırırsak o kadar güçlü ve dayanıklı olabileceğimizi deneyimledim.
Ancak spor salonlarında gözlemlediğim ve beni hâlâ şaşırtan bir şeyler var: Kadınlar, sağlıklı olmak yerine çoğu zaman başkalarının belirlediği güzellik kalıplarına göre değerlendiriliyor. Bu durum beni oldukça rahatsız ediyor.
İnce bir bel, büyük ve yuvarlak kalçalar, düz bir karın… Kadın bedeni yıllardır karşı cinsin beklentileri doğrultusunda belli kalıplara sokuluyor. Üstelik artık bu beklentiler spor salonlarında da rahatça dile getirilebiliyor. Ağırlık kaldıran, düzenli çalışan bir kadına bile “Kalçanı biraz daha geliştirmelisin” denilebiliyor. Peki, ne zamandan beri spor yapmak, bedenimizi başkalarının beğenisine göre şekillendirmek anlamına geliyor?
Sağlığını geliştirmek için spor salonuna giden bir kadın, zamanla kendi bedenini başkalarının beğenisine göre değerlendirmeye başlayabiliyor.
Kadınları güçlenmeye teşvik etmek başka, onları belirli bir fiziksel görünüme zorlamak bambaşka bir şey.
Başkalarının bize nasıl bir bedene sahip olmamız gerektiğini söylemesi oldukça rahatsız edici. Biz gidip erkeklere “Biraz daha göğüs çalışmalısın” diyor muyuz? Sporun amacı, sağlıklı bir şekilde yaş almak olmalı. Bir de çözümü kısa yollarda arayıp yağ aldırma gibi estetik işlemlere başvuranlar var. Ancak bu tür müdahaleler, sağlıklı beslenmenin ve düzenli egzersizin yerini tutmaz.
Bir kadının kaslı, ince, kıvrımlı ya da doğal beden yapısıyla barışık olması onun değerini belirlemez. Spor salonunda harcadığı emeğin karşılığı da başkalarının estetik beklentilerine ne kadar yaklaştığıyla ölçülmemelidir.
Kadınlar spor yaparken yalnızca bugünkü görünümlerini değil, gelecekteki sağlıklarını da düşünme amacı ile spor yapmalı. Kaslarını korumalı, kuvvetlerini geliştirmeli, bedenlerinin ihtiyaçlarını tanımalı ve kendilerini başkalarıyla kıyaslamak yerine kendi gelişimlerini takip etmeliler.
Çünkü spor, başkalarının beğendiği bir bedene dönüşme çabası değil; kendimize ve geleceğimize yaptığımız bir yatırım.
Kadınların bedenleri üzerinden nasıl görünmeleri gerektiğini konuşmayı bırakıp, bedenleri ve zekası ile neleri başarabileceklerini konuşmanın zamanı geldi.