Buz gibi bir Kadıköy akşamında Fenerbahçe, Kerem Aktürkoğlu’nun golleri, Marco Asensio’nun müthiş oyunu ve Kanté’nin “merhaba” dediği performansıyla Gençlerbirliği karşısında 3-1’lik net bir galibiyet aldı.

Domenico Tedesco; Skriniar ve Alvarez’in yokluğunda savunmada Çağlar Söyüncü’ye, orta sahada ise henüz takıma yeni katılan Kanté’ye görev verdi.

Maç öncesinde en çok merak edilen konu, transferler sonrası orta saha kurgusunun nasıl olacağıydı. Tedesco, Kanté –Guendouzi ikilisinin tutuculuğunu kullanarak maça dengeli başladı.

Karşılaşmanın ilk golü penaltıdan geldi.

Penaltı kararı tartışmalıydı; hakemin pozisyonu görmemiş olmasına imkân yoktu ancak kolaycılığa kaçtığını söylemek yanlış olmaz. Ali Şansalan’ın Kadıköy’de istenmemesinin sebebini çok araştırmaya gerek yok diye düşünüyorum. İlk gol geldi ve takım, tribünler rahatladı. Ardından Kerem Aktürkoğlu sahneye çıktı ve iki golle maçın fişini büyük ölçüde çekti.

Bu gollerdeki en kritik detay ise her iki atağın da Kanté’nin ayağından başlamasıydı. Kanté’nin Asensio’ya aktardığı top, Asensio’nun topukla yaptığı inanılmaz asistle Kerem’i golle buluşturdu. Kerem de imza vuruşlarından biriyle skoru 2-0’a getirdi. Hep bahsettim, Asensio uyumu Kerem’i yükseltiyor. Bir de Kerem’in saf kenar hücumcusundan çok içten kenara da kaçabilen forvet oyuncusuna evrildiğini söylemeliyim. Benfica dönemi bu konuda oyuncuyu geliştirdi.

Üçüncü golde yine başlangıç Kanté’den geldi. Bu kez Talisca’nın 30 metreden verdiği ara pasını Mert Müldür ceza sahasına çıkardı golü yapam isim yine Kerem oldu. Bu golle Fenerbahçe farkı üçe çıkarıp maçı da bir nevi bitirdi.

Kanté vurgusunu özellikle yapmak gerekiyor. Takıma yeni katılmış, yalnızca iki idman yapmış ve henüz takım arkadaşlarını tam tanımayan bir oyuncunun, gollerin başlangıç noktası olması son derece değerli. Bu performans, Kanté’nin birkaç hafta içinde bu takım için ne kadar belirleyici olacağının da açık bir göstergesi. Futbolun klişe ama doğru bir gerçeği vardır: İyi oyuncularla futbol daha iyi oynanır. Kanté ise çok iyi bir oyuncu. Fenerbahçe’nin kadro yapısına baktığımızda; Ederson, Skriniar, Kanté, Asensio, Talisca gibi dünya yıldızlarıyla güçlü bir omurga kurulduğunu görüyoruz. Bu yapı, çevresindeki oyuncularla birlikte çok daha efektif bir Fenerbahçe izletecektir.

Dorgeles Nene’nin çalışkanlığı da Tedesco’nun neden vazgeçemediğini net biçimde gösteriyor. Nene, son derece özverili ve formasını sonuna kadar hak eden bir oyuncu.

Maçın ikinci yarısında yaklaşık 10 dakikalık bir bölümde oyunun kontrolü Gençlerbirliği’ne geçti. Bu bölümde Tedesco’nun Fred ve İsmail hamleleriyle denge yeniden Fenerbahçe lehine döndü. Sonrasında ataklar devam etti ancak skor değişmedi. Yeni transferlerden Sidiki Cherif oyuma girdi ama alışma sürecinde olduğu için etkin olamadı. Zaten 7-8 dakikada ne yapabilirdi ki?

Marco Asensio bu takımın kilit oyuncusu. Oyun sıkıştığında ilk bakılan isim oluyor. Direkten dönen şutu, ne kadar özel bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi.

Bir diğer önemli isim ise Mert Müldür. Her hafta altını çiziyorum: Mert Müldür ile acil sözleşme yenilenmeli. Sağ bek oynuyor, sol bek oynuyor, üçlü savunmanın sağında oynuyor. Sessiz, gösterişsiz ama son derece değerli bir görev adamı. Aynı yorumu Çağlar Söyüncü için de yapabiliriz. Erzurum ve Gençlerbirliği maçlarında güven veren bir performans sergiledi.

Mert Müldür’ün başka kulüplerin radarına girmeden kontratının uzatılması şart. Nasıl ki Talisca ile bu adım atıldıysa, Mert için de gecikilmemeli.

Fenerbahçe şimdi çok kritik bir fikstüre giriyor: Trabzonspor, Nottingham Forest, Kasımpaşa ve yeniden Nottingham Forest maçları şampiyonluk yolunda belirleyici olacak. Bu formdaki Fenerbahçe’nin bu süreçten başarıyla çıkacağına inanıyorum. Tedesco’nun birleştirdiği takım, taraftar ve camia bu sezon öyle kolay sarsılacak gibi görünmüyor.

Maçın bence en değerli olayı Mert Müldür, Oğulcan’ın tehlikeli bir pozisyona girme ihtimali olmasına rağmen meslektaşını düşünüp oyunu durdurması futbol adına hala umudun var olduğunu bana hissettirdi. Tebrikler Oğulcan

Maçın Üçlüsü

Mert Müldür – Kerem Aktürkoğlu – Marco Asensio