Fenerbahçe şampiyonluk yolunda Göztepe beraberliğiyle çok ağır bir yara aldı. Rakibi Galatasaray’a içine girdiği bunalımdan çıkma morali vererek katlamalı bir dexavantaja dönüştü.
Bu yalnızca kaybedilen iki puan değil; aynı zamanda oyunun, tercihlerin ve planın ciddi şekilde sorgulanması gereken bir akşamdı.
Domenico Tedesco’nun maça başladığı ilk 11, açıkça eleştiriyi hak ediyor. Daha önce farklı bölgelerde iyi performanslar sergileyen Yiğit Efe Demir’in bu kez sağ bekte başlatılması, maçın kırılma noktalarından biriydi. Fiziksel olarak ağır bir oyuncunun bu pozisyonda geri dönüşlerde zorlanacağını öngörmek zor değildi. Nitekim yaşanan pozisyon da bunun sahadaki somut karşılığı oldu ve Fenerbahçe’ye pahalıya mal oldu.
İsmail Yüksek oyundan çıktıktan sonra Fenerbahçe’nin topu öne taşıma konusunda yaşadığı sıkıntıya Tedesco’nun net bir çözüm üretemediğini gördük. Orta saha bağlantısı koptu, oyun seti bozuldu. Buna karşın kenar hücumlarıyla ayakta kalan bir Fenerbahçe vardı.
Özellikle Musaba, bugün de takımın en etkili isimlerinden biriydi; asistini yaptı, sürekli oyunun içinde kaldı. Nene de benzer şekilde üretmeye çalıştı, zorladı. Musaba’nın direkten dönen topu maçın kırılma anıydı diyebiliriz. Oyundan çıkmaları doğru muydu, yanlış mıydı tartışılır; ancak sahada varlık gösteren, sorumluluk alan oyuncuların başında geldikleri çok netti. Kapalı savunmayı açabilecek tek güç Musaba sahada kalmalıydı.
Jhon Duran hamlesi ise tam anlamıyla hayal kırıklığıydı. Gol silahı olarak oyuna girdi ama oyuna girdikten sonra sahada neredeyse hiç varlık gösteremedi.
Göztepe’nin kurduğu sekizli savunma bloğu, Fenerbahçe’nin merkezini kilitledi; Talisca ceza sahasının dışına itildi. Oyun doğal olarak kenarlara yönlendi ancak yapılan ortalarda ceza sahasında bitirici bir oyuncu yoktu ya da sayı son derece yetersizdi. Bu noktada Nesyri’nin kenarda kalması ve oyuna girmemesi de ayrı bir eleştiri başlığı olarak not düşülmeli.
Elbette bu maçta alınan yara telafi edilebilir. Ancak artık telafisi giderek zorlaşan bir gerçek var: Fenerbahçe’nin iyi bir forvete ihtiyacı var ve bu zorunluluk halini aldı. Aynı şekilde, tıkanan oyunlarda fark yaratabilecek bir orta saha oyuncusu da şart. Kante ismi konuşuluyor; eğer bu transfer gerçekleşmezse, Maestro hamlesinin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü merkezde ciddi bir problem var. Alvarez’in sürekli sakatlanması ve bir türlü ritim tutamaması da bu tabloyu daha da ağırlaştırıyor.
Bugüne kadar Domenico Tedesco’yu çok kez takdir ettik, yaptığı doğru işler ortada. Ancak bu akşam için aynı şeyi söylemek zor. Formsuz bir Tedesco izledik. Değişikliklerde hata yaptı, oyunu okumakta zorlandı. “Seçenekleri kısıtlıydı” denebilir ama bana kalırsa bu maç eldeydi ve kaçtı. Alanyaspor maçını geri çevirmişti, fakat bu kez elindeki maçı tutamadı. Şampiyonluk yarışında bu beraberlik, Fenerbahçe adına çok kritik bir yerde duruyor.
Önündeki zor fikstürde artık puan kaybetme hakkı yok sarı kanaryanın.
Maçın Üçlüsü:
Nene – Musaba – İsmail