Belçika’daki araştırmacılar, birbirleriyle iletişim kurabilen yapay zekâ sistemleri üzerinde çalışıyor. Ancak bu sistemlere hazır bir insan dili öğretilmedi. Bunun yerine, çevrelerindeki bilgileri birbirlerine aktarmaları için temel kurallar verildi.

Sistemler zamanla ortak kavramlar ve bunları ifade eden işaretler geliştirdi.
Üstelik bu süreç merkezi bir bilgisayarın bütün kuralları belirlemesiyle değil, sistemlerin karşılıklı etkileşimleriyle gerçekleşti.

Araştırmacılar yöntemi 37 farklı veri kümesinde denedi.
Bu kümeler arasında kuş görüntüleri, yüz fotoğrafları, gezegen verileri ve şarapların kimyasal özellikleri de bulunuyordu.

Peki makineler insanlardan gizli mi konuşuyor diye soracak olursanız,
Cevap hayır. Araştırmacılar geliştirilen işaretlerin ne anlama geldiğini inceleyebiliyor. Bu, kontrollü bir bilimsel deney.

Ama gelecekte sürücüsüz otomobillerin, robotların ve başka akıllı makinelerin birbirleriyle nasıl haberleşebileceği konusunda önemli bir gelişme.

Büyük yapay zekâ şirketlerinin sistemlerini bağımsız uzmanlara inceletmesi konusunda yeni bir tartışma da yaşanıyor.

Sorunun merkezinde iki konu var:
Şirketler, sistemlerinin güvenli olduğunun bağımsız uzmanlar tarafından doğrulanmasını istiyor. Ancak aynı zamanda ticari sırlarının açığa çıkmasından endişe ediyor.

Peki bir denetçi, incelemesinin sonuçlarını şirketin izni olmadan yayımlayamazsa gerçekten bağımsız sayılabilir mi?
Kaliforniya Üniversitesi Berkeley araştırmacılarının 1.222 katılımcıyla yürüttüğü bir çalışma var. Araştırmada öğrencilerin yapay zekâ destekli öğrenme araçlarını kullanması inceleniyor.

Özellikle dikkat çeken nokta, yapay zekâ desteğinin kaldırılmasından sonraki performanstı. Bazı öğrencilerin, destek olmadan problem çözmekte daha fazla zorlandığı belirtiliyor.

Buradaki önemli soru şu:
Bir öğrenci problemi gerçekten öğreniyor mu, yoksa yapay zekânın verdiği cevaplara mı alışıyor? Bu ayrım eğitim açısından çok önemli.

Tabii bu araştırmalar gösteriyor ki, yapay zeka kendi dillerini de oluşturarak kontrolden çıkmaya başladı bile. Aynı zamanda z kuşağı da başta olmak üzere, boomerlar da dahil; yapay zekaya bağlanmış durumdayız. Şimdilik bizi destekleyen bir asistan gibi çalışabilen yapay zeka, yarın bizi yanlış yönlendiren, başımızı belaya sokabilecek hadiselerle karşılaşmamızı sağlar mı?

Hâlâ yapay zeka konusuna temkinli yaklaşanlar var. Verdikleri bilgiler, yönlendirmeleri, sağlık alanındaki geri dönülemez tavsiyeleri bizi son derece kötü durumlara sürükleyebilir mi?

Yoksa hiçbir teyit almadan körü körüne verileri kabul eden insanoğlu mu tüm hatayı üstlenmeli?

Kendi elimizle büyütüp, geliştirdiğimiz; yarın bize karşı ayaklanma çıkarır mı? Biz göremesek de, çocuklarımız görür.

Tekrar görüşelim
Didem Dede