Fenerbahçe Avrupa’ya sadece elenerek değil, ciddi bir ders alarak veda etti. Hem de bu derse ek olarak Skriniar’ı kaybetti. Kaptan yaklaşık 4 hafta takımdan uzak kalacak!
Kağıt üzerinde “çok güçlü” görünmeyen bir İngiliz temsilcisi vardı karşısında. Ama sahadaki gerçek bambaşkaydı. Yeni hocasıyla enerji bulan, fizik gücü yüksek, temaslı oynayan ve ön alan baskısını doğru uygulayan bir takım izledik. Zaten bu tür hoca değişiklikleri hep ilk maçta bir yükseliş yaşatmıştır. Fenerbahçe’ye özellikle sağ kanatta adeta top göstermediler. Nottingham’ın sıralaması aldatmasın ligde yendiği takımlar da önemli takımlar.
Asıl mesele rakibin gücü değil, Fenerbahçe’nin tercihiydi.
Tedesco, Trabzon deplasmanında işe yarayan orta saha hakimiyetini ve hücumdaki yerleşik düzeni bozdu. Topu rakibe bırakıp geçiş kovalamayı seçti. Sidiki Cherif üzerinden hızlı çıkış planlandı. Ancak bu plan, top kayıplarında savunmayı geniş alanda yakalanmaya mahkûm etti.
Nitekim kırılma anı tam da böyle geldi. Kaptırılan bir topta savunma oyuncusu Murillo yaklaşık 50 metre top sürdü. Bir savunmacının bu kadar mesafe kat edip ceza sahası çevresinde şut bulabiliyor olması, sadece bireysel bir an değil; takım boyunun koptuğunu gösterir. İlk baskı yok, geri koşu zayıf, bloklar arası mesafe açık. Şirin’in dokunuşu topu köşeye gönderdi ama mesele o dokunuş değil, o koşuya izin verilmesiydi.
Golden sonra Fenerbahçe reaksiyon göstermeye çalıştı. Talisca’nın şutunda topun rakip oyuncunun eline çarpması bana göre net penaltıydı. Top kaleye gidiyor, kol doğal konumda değil. “Açık mıydı, yeterince açık değil miydi?” tartışmasına gerek yok. VAR hakemi çağırıyorsa bir şüphe vardır. Hakemin oyunu durdurup penaltı vermemesi büyük bir çelişki yarattı. Avrupa seviyesinde bu gri alanları doğru yönetemezseniz bedelini ödersiniz.
Ardından gelen duran top golü maçı fiilen bitirdi.
İkinci yarıda İsmail’in oyuna girişiyle orta saha bir nebze toparlandı ama oyun aklı ilk 45 dakikada kaybedilmişti. Fenerbahçe maçı da turu da İstanbul’da bıraktı. Şunu net gördük: Orta sahayı sağlam tutmadan, öndeki alışılmış düzeni bu kadar derinden bozmadan oynamak gerekiyor. Radikal değişiklikler büyük maçlarda pahalıya patlar.
Bu, Tedesco’nun Fenerbahçe’nin başındaki dördüncü mağlubiyeti. Ama en ağır maliyetlisi.
Şimdi tablo değişti. Üç kulvardan iki kulvara düşen bir Fenerbahçe var. Fikstür rahatladı gibi görünebilir ama psikolojik baskı arttı. Çarşamba günü Türkiye Kupası’nda Gaziantepspor karşısında alınacak sonuç artık çok daha kritik. Olası bir eleniş, sezonu bir anda tek hedefe indirir. Bu da hem tribünü hem yönetimi huzursuz eder.
Sarı lacivertliler için sıradan bir hafta değil, karakter haftası başlıyor.
Çünkü Avrupa’dan elenmek kader olabilir.
Ama aynı hataları tekrar etmek tercih olur.
Maçın Üçlüsü
Guendouzi - Kante - İsmail