Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de kıyamet anlatılırken göklerin ve yerin düzeninin bozulmasından, tabiatın değişmesinden ve canlıların büyük bir korkuya kapılmasından söz edilir. İslam inancında kıyametin büyük alametleri arasında Hz. Mehdi, Deccal, Hz. İsa’nın inişi, Yecüc ve Mecüc, Dabbetü’l-Arz ve güneşin batıdan doğması gibi gelişmeler zikredilir.

Peki, bugün yaşadığımız teknolojik gelişmeler üzerine biraz düşünmeye ne dersiniz?

Hristiyanlık ve Yahudilik içindeki bazı radikal dinî ve siyasi çevreler, Mesih beklentisini dünyanın geleceğine ilişkin siyasi hedeflerle ilişkilendiriyor. Kamuoyunda bu anlayış zaman zaman “Tanrı’yı kıyamete zorlamak” şeklinde ifade ediliyor. Elbette bütün Evanjelikleri veya Yahudileri aynı düşüncede görmek doğru değil. Benim dikkat çekmek istediğim, dinî beklentileri siyasi hedeflere dönüştüren radikal anlayışlar.

Gelelim asıl meseleye: Yapay zekâ!

Öncelikle şunu açıkça söyleyeyim: Ben yapay zekâya karşı değilim. Elon Musk ve diğer teknoloji üreticilerinin ortaya koyduğu yenilikleri de belirli yönleriyle takdir ediyorum.

Benim karşı olduğum şey, insanlığın yararına yapılan bir keşfin yine insanlığın sonunu hazırlayacak bir araca dönüşmesidir!

Arkadaşlar!

Her zaman sevdiğim ve içimi titreten bir söz vardır: Hiçbir şey insan kadar alçalamaz ve onun kadar yücelemez.

Ateş de böyledir. İnsanlığın en önemli keşiflerinden biridir. Isınmamızı, yemek pişirmemizi ve medeniyetler kurmamızı sağlamıştır. Ama yanlış kullanıldığında insanı da doğayı da yakıp kavurabilir.

Ateşin keşfine karşı mıyım? Asla!

Ama ateşin insanlığı felakete sürüklemesine karşıyım.

Yapay zekâya ve dijitalleşmeye bakışım da aynen böyle.

İNSAN AZALIRKEN ROBOTLAR MI ÇOĞALACAK?

Yapay zekâ gelişiyor, insansı robotlar her geçen gün daha fazla işi yapabilir hâle geliyor. Peki, yarın insan emeğinin değeri ne olacak? Milyonlarca insan işini kaybederse, ekonomik güç belirli şirketlerin elinde toplanırsa nasıl bir dünyada yaşayacağız?

Bazı çevrelerin insanı yalnızca üretkenliği ve tüketimi üzerinden değerlendirmesi beni endişelendiriyor.

Düşük doğurganlık oranları, nüfusun yaşlanması, savaşlar ve teknolojik dönüşüm de bu tabloya eklendiğinde geleceğe ilişkin ciddi sorular ortaya çıkıyor.

Elbette insan nüfusunun azalırken robotların çoğalmasının planlandığını kesin bir gerçekmiş gibi söyleyemeyiz. Ancak insanın giderek daha fazla makineye bağımlı hâle gelmesini de görmezden gelemeyiz.

Allah’ın yarattığı insanın değeri, ürettiği makinenin verimliliğiyle ölçülebilir mi?

ACABA İNSANLIK KENDİ KIYAMETİNİ Mİ HAZIRLIYOR?

Arkadaşlar!

Daha 1990’lı yıllarda bilim kurgu filmlerinde izlediğimiz birçok teknoloji bugün hayatımızın merkezinde. Yapay zekâ, insansı robotlar, otonom silahlar ve dijital sistemler artık birer hayal değil.

Öyleyse neden geleceği düşünmekten kaçalım?

Acaba insanlık, kendi geliştirdiği teknolojilerle kendi sonunu hazırlayabilir mi?

Acaba insanın kontrol edemediği bir güç hâline gelen yapay zekâ, büyük felaketlerin sebeplerinden biri olabilir mi?

Bunlar benim üzerinde düşündüğüm sorular. Kur’an-ı Kerim’de yapay zekânın kıyamete sebep olacağına dair açık bir ifade yok. Kıyametin ne zaman kopacağını da yalnızca Allah bilir.

Ancak insanın kendi elleriyle felaketlere yol açabileceği de ortada.

Yüce Rabbimiz insana akıl vermiş, düşünmesini ve ibret almasını istemiştir. Peki, biz bu aklı insanlığı yaşatmak için mi kullanıyoruz, yoksa kendi sonumuzu hazırlayabilecek bir güç yarışının içinde mi kaybediyoruz?

Teknoloji elbette gelişsin. Bilim insanlığa hizmet etsin. Ama insanın vicdanı, merhameti ve sorumluluğu teknolojinin gerisinde kalmasın.

Çünkü mesele robotların insan gibi düşünmesi değil, insanın kendi değerini unutmasıdır.

SON SÖZÜM…

Ben kıyametin tarihini bildiğimi iddia etmiyorum. Amacım korku yaymak da değil. Amacım, geleceğe dair sorular sormak ve insanlığı düşünmeye davet etmek.

Geçen hafta yazdığım bir yazıda, “İyi ki ölüm var; bu kaçınılmaz gerçek beni çok rahatlatıyor” demiştim.

Şimdi kendime bir kez daha soruyorum:

Acaba 2100’lü yıllarda insanlığı nasıl bir dünya bekliyor? İnsanlık kendi elleriyle kendi kıyametini mi hazırlıyor?

Bilmiyorum arkadaşlar, bilmiyorum…

Ama bildiğim bir şey var: İnsan, kendisine verilen aklı ve gücü yine insanlığın yok oluşu için kullanmamalı.

Çünkü teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insan hayatından daha değerli değildir.