Zevkler ve renkler tartışılmaz. Peki rafine zevkler?

Rafine zevk, kelime kökeni itibarıyla "arıtılmış, elenmiş, saflaştırılmış ve damıtılmış" anlamlarına geliyor; insanın görgü, bilgi birikimi, yaşanmışlık, merak ve estetik kaygıyla geliştirdiği ince beğeniler bütünü. İnce beğeni…

İnce beğenileri nasıl oluşturacağız ki?
Rafine zevkler, doğuştan gelmiyormuş mesela. Zamanla, deneyimle ve çabayla kazanılıyormuş. Rafine zevk deyince sakın aklınıza pahalı birşey gelmesin. Sadece pahalı eşyalara veya lükse sahip olmak demek değildir; maddiyattan ziyade seçiş biçimiyle ilgilidir. Seçici olmaktır.

Tüketilen bir müziği, sanatı, yemeği veya deneyimi sadece "hoşa gittiği" için değil; hikayesini, tekniğini ve inceliğini fark ederek değerlendirmeyi gerektirir. Kişiye özgüdür, özeldir. Toplumun genelinin popüler akımlarla yöneldiği şeylerden farklı olarak, kişinin kendi süzgecinden geçirerek oluşturduğu orijinal bir duruştur.

Mesela şarkının da; sadece size dayatılanını değil de bestesini, notasını veya hikayesini hissederek seçici bir şekilde dinlemektir.

Ya da işte doymak için değil de tat almak için yemek… damak çatlatan denir mesela. İçindeki malzemelerin tadına varmak, aromasını hissetmek…

Hobiler de rafine zevktir… biblo mu biriktirirsiniz? Plak mı toplarsınız antikacıdan?

İzlediğim bir videoda diyordu ki;

“Ailenizin rafine zevkleri yoksa, ilk sizin olsun." Yani diyor ki mirasın kültürel boyutu da var. Ve siz o mirasa katkıda bulunun, öylece gelecek nesillere aktarmayın. Sanat, edebiyat, gastronomi ya da entelektüel merakla yoğrulmamış bir aileden geliyor olabilirsiniz. Bunu kabul etmeniz gerekmiyor. Kültürel birikim, estetik bakış açısı ve hayata bir başka pencereden bakmayı ailenizden almadıysanIz, kendi çabanızla bir başka “sen” yaratabilirsiniz.

Sıfırdan bir “sen” yaratmaktan söz ediliyor. Yani kendi kendinizi eğitebilirsiniz. Bir kitapla, bir şarkıyla, dünyayı tanıyarak vizyonunuzu genişletebilirsiniz.

Bunun için tabii herkesin gittiği yoldan gitmeyeceksiniz. Herkesin gittiği yol, aynı yere çıkıyor. Sosyal medyanın, popüler algoritmanın önünüze düşürdüklerini kabul etmemekle başlamasınız. Onlarla yetinmemeyi bilmek gerek. Merak duygusu önemli. Bir şeyi popüler olduğu için değil, merak ettiğiniz için incelemelisiniz. Bu sizi derinleştirecek.

Kaliteli merak duygusu için bunu geliştirmek gerek. Öyle kitapçı vitrinindeki “çok satanlar rafı” olmamalı ilgi alanınız. Rafine zevklerden söz ediyoruz. Bilinçli yönlendirmelerden uzak duralım. Dünya edebiyatı güzel bir başlangıç olabilir.

Müze gezerken ya da bir mimari eser incelerken, arka planını öğrenmek ilginç olabilir. Hikayesi önemli. İşte rafine zevk…

Popüler kültürün dayattığı moda anlayışını tepelemek.. çok fazla kıyafet yerine az öz zamansız kıyafetler seçmek, rafine zevk…

Anı yakalamak… kahve içmeyi, yemek yemeyi bir zevk haline getirmek. Bunu bir ritüele dönüştürmek…

Yaşam alanını düzeltmek… ister odanız, ister sosyal medya hesabınız olsun; oraları “estetik siz”i yansıtacak şekilde değiştirin, düzenleyin. Takip ettikleriniz, dostlarınız da sizi estetik açıdan besleyen unsurlardan olmalı. Etrafınızdaki 5 kişinin ortalamasısınız denir ya. Burası önemli…

Rafine zevkler önemli… edinin!

Tekrar görüşelim
Didem Dede