Geçenlerde bir video izledim. Benim gibi septik insanlar için eğlenceli, bir o kadar da enteresan bir video idi. Videoda 2012 yılında Şirince’de olanlar anlatılıyor. Ve deniyor ki "Aslında gerçek dünya 2012 yılında yok oldu, sadece Şirince'ye giden 754 kişi hayatta kaldık ve simülasyonda yaşıyoruz". Sadece oraya giden 754 kişi hayatta kalmış, geri kalan bizler aslında yokmuşuz. Hepiniz bize gülmüştünüz ama şimdi biz hayattayız ve sizler yapay zeka uzmanı tarafından, dijital dünyaya aktarıldınız

Ne olmuştu 2012’de Şirince’de?

Maya takvimi 21 Aralık 2012 tarihinde dünyanın gerçekten sonunun geldiğini yazar. Ama takvim mi bitmiştir yoksa dünyanın mı sonunu işaret der, belli değildir. Ve işte 2012’nin son günlerinde İzmir’in Şirince ilçesinde hummalı bir çalışma başlar. Yoğun şekilde insan, rezervasyon yapmaya çalışır ve ilçe inanılmaz bir kalabalığa ev sahipliği yapar. Sebebi de efsaneye göre, sadece Şirince ayakta kalacaktır, diğer her yer yok olacaktır. Bunun sonucunda, tüm dünya Şirince’ye akın eder. Ünlüsü, ünsüzü herkes buraya gelir. Oteller moteller beklenmedik şekilde hınca hınç doludur. Yüzde yüz doluluk oranına ulaşır. İnsanları misafir edecek yer bulamazlar. Yerli ve yabancı turistler Şirince köyüne sığınmaya gelir. Bazısı gerçekten korkup gelse de, kimisi de burdan çok iyi hikaye çıkacağını düşünür.

İddiaya göre o gün kıyametten kaçmak için İzmir'in Şirince köyüne sığınan 754 kişi hayatta kalmış, geri kalan her şey yok olmuştur. Şu an yaşadığımız dünyanın ise hayatta kalan bu azınlığın zihninde yarattığı bir simülasyon veya ortak bir rüya olduğu anlatılıyor videoda.

M.Ö. 3114 yılından beri işleyen Orta Amerika kökenli Maya Uzun Sayım Takvimi'nin 5125 yıllık büyük döngüsünün 21 Aralık 2012 tarihinde sona ereceği biliniyordu. Bu tarihin dünyanın sonunu getireceğine inanan bazı mistik çevreler (özellikle "Mavi Enerji Grubu"), kıyametten sağ kurtulacak ve pozitif enerjiyle korunacak dünyadaki tek iki yeri işaret etti: Fransa'daki Bugarach köyü ve Türkiye'deki Şirince köyü.

2012 yılında İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Şirince köyü, Maya takvimine dayanan küresel bir "kıyamet" inanışı nedeniyle tüm dünyanın odak noktası haline geldiğinde videoya göre orda 754 kişi buluşmuşlar.

Köyün adı uluslararası basında sıkça geçmeye başlayınca Şirince’ye yerli ve yabancı binlerce insan akın etti. 21 Aralık günü köyde normal nüfusun çok üzerinde bir yoğunluk oluştu; sokaklarda adım atacak yer kalmadı. Güvenliği ve düzeni sağlamak amacıyla köye yaklaşık 150 polis ve jandarma ekibi ile 270'ten fazla basın mensubu konuşlandırıldı.

Normalde sakin bir Ege köyü olan Şirince’deki pansiyonlar ve oteller aylar öncesinden tamamen rezerve edildi. Fırsatı değerlendirmek isteyen işletmeler, "Kıyamet Menüleri", "Kıyamet Şarapları" ve özel "kurtuluş" paketleri satmaya başladı. Buna karşın çevre ilçelerde esnaf, ilgiyi çekmek için fiyatları yarı yarıya indirdi.

Kıyametten korkup sığınak arayanların aksine, köye gelenlerin büyük çoğunluğu bu tarihi anı bir eğlenceye dönüştürdü. 20-21 Aralık gecesi köy meydanında büyük ateşler yakıldı; müzik, dans ve yerel grupların performanslarıyla sabah saatlerine kadar süren dev bir festival ve parti atmosferi yaşandı.

Kıyamet saatine yaklaşılan sabaha karşı 03:45 sularında Şirince (Maden Dağı) ve Selçuk bölgesinde aniden şiddetli bir sağanak yağış başladı, şimşekler çaktı ve yıldırımlar düştü. Zaten gergin ve heyecanlı olan kalabalık arasında bu ani hava değişimi kısa süreli bir panik ve heyecan yarattı; bazı turistler sığınaklara veya bodrum katlarına kaçarken, yerel halk ne olduğunu anlamak için sokağa döküldü.

Güneş doğup 22 Aralık sabahına uyanıldığında hiçbir felaketin gerçekleşmediği görüldü. Ancak bu "sahte kıyamet" dalgası, Şirince için muazzam bir küresel reklam fırsatına dönüştü. O günden sonra köyün bilinirliği katlanarak arttı ve Şirince, günümüzde yılda 1.5 milyondan fazla turist çeken kalıcı bir turizm markası haline geldi.

Biz 2012’de şirincede bulunmayanlar olarak, “ bak işte gördünüz mü?” “ bir şey olmadı” söylemleri ile yaşarken; o tarihte orada olanlar aslında çok şey olduğunu anlatıyor, dünyanın eski dünya olmadığını belirtiyorlar.

Ben de maya takviminin bu kehanetine asla inanmayanlardanım. Ki şirinceye gitmedim. İnansaydım da gitmezdim. Şimdi anlattığımda siz de ‘gitmezdik’ diyeceksiniz.

Kehanete göre bildiğimiz dünya yok olacaktı. Ve Şirince kasabasına sığınanlar hayatta kalacaktı. Şirince küçük bir köy, ne kadar insan sığar fiziksel olarak?

Peki ben oraya kaç kişiyle gideceğim?
Çocuklarım vazgeçilmezim, annem babam olmazsa olmaz. Kardeşimi almalıyım. Kocam başının çaresine bakar. Birinci halka tamam. Ee peki annem de kardeşleri yanında olsun ister. Teyzemler 4 kız, kocaları çocukları. Halka daha da büyüdü. Eniştemler de tek gelemez, onlar da akrabalarını ister. En sevdikleri, akrabaları komşuları… e tek başımıza biz olduk 500 kişi. Hangi otobüsle, hangi otel? Şaka şaka kocamı burda kötü insanların eline bırakamam, hem çocuklarım bana kızar. O da var, onun da sevdiği akrabaları…

Biz değil dünyanın sonuna, hiçbir yere bu kadar kalabalık gidemeyiz. Demek ki gitmiyoruz. Dünya yıkıldı mahvolduk, beraber mahvolduk. Bencil bir narsist egoist değilseniz, zaten doğrusu da bu değil mi? Tüm ailemi sevdiklerimi götürmediğim yerde ne işim var? Diyelim ki dedikleri gibi dünya yok oldu? Ben tek başıma ne yapacağım? Sizin gibi sadece kendimi kurtaracağıma, şerefimle tüm akrabalarımla ölmeyi tercih ederim.

Peki siz o gün oraya kaçanlar, sevdikleriniz olmadan ne yapacaktınız?

Tekrar görüşelim
Didem Dede