Bir insanı tanımak, bu insanla hayatını birleştirip ömrünün sonuna kadar birlikte olma kararı verecekseniz birini, birbirini tanımak çok daha fazla önem kazanır.

Halk arasında genelde birini yakından tanımak istiyorsan onunla ya yolculuğa çıkacaksın ya da iş yapacaksın denirdi. Bir insanı yakından tanımak adına evlenip boşanmış bu tecrübeyi yaşamış üstelik ellili yaşlarına gelmiş birinden dinleyelim. Evlenmeden önce kitabının yazarı bir insanı tanımak adına dört farklı yöntem keşfetmiş. Hepimize bazı şeylerin parayla değil sırayla olduğunu düşünürsek sırayla gerekli olan evlilik kararı için bulunan belki de en basit en güzel yöntemi bulmuş Doğan Abi. Doğan Bey, dedi, şimdiki aklımla yeniden evlenecek olsam, kişiyi daha iyi tanımak için neler yapmalıyım. Buradaki bahsedilen ki Doğan Bey, Doğan Cüceloğlu’dur. Maalesef aramızdan çok erken ayrılan, bu konuda özellikle manevi hayatımız, psikolojimiz, nasıl davranmamız gerektiği, kendimizi nasıl hissetmemiz gerektiği, çocuklarımızı nasıl bir hissiyatla yetiştirmemiz gerektiği konusunda bizlere neredeyse tam 12’den muazzam bilgiler paylaşan bir isimdi Doğan Cüceloğlu. Belki o aramızdan ayrıldı fiziki olarak ancak bize bıraktığı öğretiler, düşünceler kıymetini sonsuza dek koruyacak. Bugün de ikili köşemde sizlere tüm hayatımızı etkileyecek bir konuyla ilgili Doğan Cüceloğlu‘nun öğretilerinden bahsetmek istedim. Bir kişiyi tanımak için öncelikle; Birinin aç olduğu zaman nasıl hissediyor ve nasıl davranıyor, ona bakardım.
Duygusal bakımdan olgun değilse, aç insan sabırsız ve bencil davranmaya başlıyor. İkinci olarak; Öfkeli olduğu zaman, bir şeye kızdığı zaman nasıl konuşuyor, nasıl davranıyor, dikkatle gözlerdim.
Bencil insanın kızgınlığı ile olgun insanın kızgınlığı farklıdır. Diyebilirim ki bir insanın olgunluğunun en iyi göstergeci öfkesini nasıl yönettiğidir.
Sonra; Kendini yalnız hissettiği zaman ne yapıyor? İçine kapanıp dünyaya küsen ve onu suçluyan bir tavır içine mi giriyor, yoksa yalnızlığıyla dost olup, hayatın bu hallerini de sakin bir olgunlukla kabul edebiliyor mu?
Son olarak da; Yorgun olduğu zaman nasıl davranıyor? İnsanın bencil olup olmadığını en iyi yorgunken nasıl hissettiği ve davrandığı gösterir. İlişkinin önemini kavramış olgun insan ne kadar yorgun olursa olsun diğerlerini de düşünerek davranır. Özellikle bu son madde aslında ikili ilişkide sizi tüm gün işteki yorgunluğunu bahane Edip etmeyeceği yönünde büyük bir ipucu vermektedir. Evlilik iki kişinin birbirinin gözlerinin içine baktığı zaman ahenk içerisinde, saygı ve sevgi çerçevesinde uzun yıllar devam edebilir. Buradaki birbirinin gözünün içine bakma kavramı, karşılıklı ne hissedildiği yönünde birbirinin farkında olup olmadığına dair yapılan tamamen bir metafordur. Yorgunken bile sizinle ilgilenecek sizin ne hissettiğinizi bilecek ne hissettiğinizle alakalı olacak biri aslında hayatınız için doğru insan olduğunun en büyük kanıtıdır. Tabii ki bunların yanında öfkelendiğinde nasıl davrandığı, yalnızken nasıl davrandığı, açken nasıl davrandığı da Doğan Cüceloğlu’nun da dikkat çektiği gibi önemlidir. Evlenecek partnerinizi tanıma yolunda bu basit matematik denklemini mutlaka ilişkinize uygulamayı unutmayınız. Doğan Cüceloğlu üstad, ruhun şad olsun.

İlkeli Söz; Duygudan bir sel aldı götürdü sevinçlerimi. Göğüs kafesime hapsettim sessizce kırılan hayallerimi.. Karmaşadan taç yaptım ak düşmüş saçlarıma. Anladım ki çok geç kalmışım gözlerimden süzülen umut dolu bakışlara. Alıntı değil, hafif bir esintidir.