Fenerbahçe bu kez karanlıktan çıkmayı başardı. Ama yine aynı hikâyeyi izledik: İlk yarısı boşa harcanan bir maç, sonrasında gelen büyük bir reaksiyon.

Dominik Tedesco takımın başında sahaya çıktı. Sahadaki ilk plan üçlü savunmaydı. Kanat beklerinden Musaba hücumda etkili olsa da savunmada ciddi açıklar verdi. Arkasında oynayan Mert Müldür de kademe hatalarıyla bu tarafı iyice kırılgan hale getirdi.

Aslında Fenerbahçe’nin kronik sorunu burada başlıyor. Sarı lacivertliler enerjisini çoğu zaman geriye düşerek tüketiyor. Özellikle Kadıköy’de oynanan maçlarda, hem tribünleri hem de takımı psikolojik olarak zorlayan bir oyun planı görüyoruz. İlk 45 dakikaların boşa gitmesi artık tesadüf değil.

Rakipler de bunun farkında. Samsunspor, Göztepe ve Nottingham maçlarında gördüğümüz o sert öne alan presi yine uyguladı. Fenerbahçe’nin geriden oyun kurmasına izin vermediler. Paslarla öne geçtiler ve Fenerbahçe’yi dengesiz yakaladılar. Artık bir oyun kopyası oluştu rakipler için. Bunu çözmek zorunda Tedesco. Takımı pres ile geriden çıkarmayıp sürekli Ederson’a oynatıp uzun vurması sağlanıyor.

Fenerbahçe ise orta sahada Guendouzi’nin direnciyle ayakta kalmaya çalıştı. Musaba’nın hazırladığı pozisyonda gelen gol skoru eşitledi. Ancak savunma zaafları çok geçmeden yine ortaya çıktı ve denge yeniden bozuldu.

Bu noktada Tedesco’nun kenarda olması önemliydi. Teknik adamın müdahale ve motivasyon gücü sahaya daha hızlı yansıdı.

60. dakikadan sonra yapılan hamleler oyunun yönünü değiştirdi. Yiğit Efe’nin oyuna girmesiyle savunma dörtlüye döndü ve takımın dengesi oluştu.

Samsunspor uzun süre oyunun içinde kaldı. Ancak Muadilmadji ve N’Cham kenara gelince maçın kontrolü yavaş yavaş Fenerbahçe’ye geçti. Dakikalar 80’i gösterdiğinde o geri dönüşün ayak sesleri gelmeye başladı.

Bir de sahadaki gerilim… Yerde kalmalar, tartışmalar ve tribünlerin elektriklenmesi. Bazen futbolda takımı ateşleyen şey taktik değil, atmosferdir. O atmosfer Kadıköy’de oluştu.

Fenerbahçe bu enerjiyi Asensio’nun klas asisti ve Nene’nin arkaya sızdığı skora maçı çevirdi beraberliği yakaladı.

Maçın hakemi Oğuzhan Çakır ise tartışmalı yönetimine bir yenisini ekledi. İkinci yarıda 10 oyuncu değişikliği yapılmış, oyun en az altı kez durmuşken verilen sadece 5 dakikalık uzatma ciddi soru işaretleri doğurdu. Vermediği sarı kartlar pes dedirtti. Bu arada Fenerbahçe’ye vermediği sarı kartlar da vardı.

Tam maç bitiyor derken gelen kornerde Sidiki Cherif sahneye çıktı. Demirci gibi sert ve temiz bir vuruş… Top ağlara gidince Kadıköy’de bir anda hava değişti.

O gol yalnızca üç puan değildi. Umudu tükenen bir camiaya yeniden enerji verdi. Tedesco’nun Kerem Aktürkoğlu’nu çıkarması kabul edilir bir durum değil. Bu konuda hocayı her türlü eleştiririm. Çünkü Kerem sahadaki isyan eden 3 oyuncudan biriydi. Gole de en yakın isim. Ve o oyuncuyu gol ihtiyacınız varken çıkaramazsınız.

Gol sonrası çok fazla yaygara koparıldı sosyal medyada. Pozisyonda ofsayt yoktu. Cherif vurduğu anda Archie kalecinin görüşünü kapatmıyor ve topa müdahale etmiyordu. Hakem yorumcularının büyük bölümü de golün nizami olduğu konusunda hemfikirdi.

İş öyle bir hale geldi ki rakip taraftarlar yorumcuların eski konuşmalarını dünkü pozisyonlara editleyip yeni söyleyen sözlermiş gibi yansıtmasına varacak kadar alçaklığa ulaştı.


Maç sonrası basın toplantısında Tedesco’nun yüzünden gerginlik okunuyordu. Oyunun sürdürülebilir olmadığını açıkça söyledi. Bazı oyunculara üstü kapalı mesajlar verdi ve ilk kez hakemlerle ilgili sert eleştiriler yaptı. Aynı zamanda basına karşısında ilk kez böyle eleştirel ve soğuktu.

Kasımpaşa ve Antalyaspor maçlarında verilmeyen penaltılar, tribüne gidip sevinen Fenerbahçeli oyunculara çıkan ama benzer hareketleri yapan Galatasaraylı oyunculara gösterilmeyen kartlar ve bu maçtaki yönetim… Teknik adamın isyanı biraz da bu tabloya. Hoca susanın bizim ligimizde dezavantajlı olduğunu anlamış olsa gerek.

Öte yandan sosyal medyada yapılan algı operasyonları ve futbolcuların eşlerine Instagram üzerinden yapılan saldırılar kabul edilemez. Futbol rekabeti başka bir şeydir, hedef göstermek başka.

Sonuçta Fenerbahçe bu kez son anda direğe takılan taraf olmadı. Gelen golle birlikte sahaya da tribünlere de yeniden bir inanç geldi.

Tedesco’nun da söylediği gibi takım artık dörtlü savunma düzeniyle devam edecek.

Ama gerçek şu: Fenerbahçe’nin hata yapma lüksü kalmadı. Şampiyonluk ihtimalini canlı tutmak istiyorsa önündeki iki maçı da kazanmak zorunda.

Maçın Üçlüsü

Guendouzi - Cherif - Kerem