Bazen siyasette en büyük kriz, en sade kelimeden çıkar. Bir teşekkür. Bir “minnettarız” cümlesi. Ve bir anda hedef tahtasına konulan bir belediye başkanı.
Edirne’de sosyal konut kura töreni yapıldı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum kürsüdeydi.
Salonda CHP'li Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan vardı.
Başkan konuştu.
Kente yapılan yatırımlar için teşekkür etti.
“Minnettarız” dedi.
Sonrası malum.
Sosyal medya karıştı.
Parti içinden homurdanmalar başladı.
“Bu neyin mesajı?” diyenler oldu.
“CHP’li bir başkan nasıl olur da AK Partili bakana teşekkür eder?” sorusu dolaşıma sokuldu.
Sanki ortada bir siyasi transfer varmış gibi.
Sanki bir çizgi aşılmış gibi.
Oysa ortada somut bir gerçek var.
Bir kentte yapılan konutlar.
Bir kamu yatırımı.
O şehirde yaşayacak insanlar.
Bir belediye başkanı, şehrine gelen yatırım için teşekkür edemez mi?
Bu soru bile aslında siyasetin geldiği noktayı gösteriyor.
Evet, siyaset rekabet işidir.
Evet, partiler birbirini eleştirir.
Ama yerel yönetim dediğiniz şey, tabeladan ibaret değildir.
Belediye başkanı, partisinin değil sadece; şehrinin de temsilcisidir.
Kente gelen bir yatırım için teşekkür etmek teslimiyet değildir.
Kurumsal bir nezakettir.
Her teşekkür “biat” değildir.
Her nezaket cümlesi “saf değiştirme” anlamına gelmez.
Bugün siyasette tansiyon yüksek.
Kutuplaşma derin.
Bir fotoğraf karesi, bir el sıkışma, bir cümle…
Anında siyasi analiz malzemesine dönüşüyor.
Bir kesim bunu “fazla yumuşama” olarak görüyor.
Bir kesim “parti disiplini” tartışması açıyor.
Sosyal medyadaki bazı hesaplar ise işi linç kültürüne taşıyor.
Oysa hizmet, hizmettir.
Merkezi hükümet yapar.
Yerel yönetim destekler.
Vatandaş faydalanır.
Teşekkür etmek, yapılan işi inkâr etmemektir.
Bu kadar basit.
Belki de asıl mesele şu:
Biz artık siyasette sadece kavga görmek istiyoruz.
Alkış yasak.
Takdir riskli.
Nezaket şüpheli.
Eleştirmek serbest.
Ama teşekkür etmek cesaret istiyor.
İşte tam da bu yüzden Edirne Belediye Başkanı hedefte.
Çünkü kutuplaşmış bir zeminde, normal bir davranış bile sıra dışı görünüyor.
Siyaset yalnızca karşı çıkma sanatı değildir.
Gerektiğinde teşekkür etmeyi bilmek de bir olgunluktur.
Şehir için yapılan işe teşekkür etmek, parti kimliğini silmez.
Ama belki siyasetin dilini biraz yumuşatır.
Ve belki de en çok ihtiyacımız olan şey tam da budur.